"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ali ve Ebû Turâb Lakabı

Süleyman b. Ömer b. Hâlid er-Rakkî – Muhammed b. Seleme – Muhammed b. İshak – Muhammed b. Yezîd b. Huseym – Muhammed b. Ka‘b el-Kurazî – Yezîd b. Huseym – Ammâr b. Yâsir rivayet eder:

Ben ve Ali, el-Uşeyre seferinde Allah’ın Elçisi ile birlikteydik. Bir konaklama sırasında Benû Mudlic’ten bazı kimselerin hurmalıkta çalıştıklarını gördük. Ben, “Gidip nasıl çalıştıklarını izlesek ya?” dedim. Gittik ve bir süre onları seyrettik. Sonra uykumuz geldi; hurmalığa gidip ağaçların altında toprak bir zeminde uyuduk.

Allah’ın Elçisi bizzat gelerek bizi uyandırdı. Üzerimiz toz içindeydi. Ali’yi ayağıyla dürttü ve, “Kalk ey topraklı! (Ebû Turâb)” dedi.

Sonra, “Sana insanların en bedbaht olanlarını haber vereyim mi? Semûd kavminden kızıl saçlı olan; deveyi boğazlayan kimse. Ve seni şuradan vuracak olan kişi” dedi ve başının yan tarafını işaret etti, “ve burayı onun kanıyla boyayacak olan” diyerek sakalını tuttu.

İbn Humeyd – Seleme – Muhammed b. İshak – Yezîd b. Muhammed b. Huseym el-Muhâribî – Muhammed b. Ka‘b el-Kurazî – Muhammed b. Huseym (Ebû Yezîd) – Ammâr b. Yâsir yoluyla da benzer bir rivayet nakledilmiştir.

Başka Bir Rivayet

Muhammed b. Ubeyd el-Muhâribî – Abdülazîz b. Ebî Hâzim – babası rivayet eder:

Bir kimse Sehl b. Sa‘d’a, “Medine valilerinden biri sana haber gönderip minberden Ali’ye sövmeni emretmek istiyor” dedi.

Sehl, “Ne söyleyeyim?” diye sordu. Adam, “Ebû Turâb de” dedi.

Sehl şöyle dedi: “Allah’a yemin olsun ki ona bu lakabı Allah’ın Elçisi’nden başka kimse vermedi.”

Ben, “Bu nasıl oldu, ey Ebû’l-Abbâs?” dedim.

Sehl şöyle cevap verdi:

“Ali, Fâtıma’yı ziyarete gitmiş, sonra çıkıp mescidin gölgesinde uzanmıştı. Allah’ın Elçisi Fâtıma’yı ziyarete gittiğinde ona, ‘Amcaoğlun nerede?’ diye sordu. Fâtıma, ‘Mescidde yatıyor’ dedi.

Allah’ın Elçisi onun yanına gitti. Hırkası sırtından kaymış, sırtı doğrudan toprakla temas etmişti. Allah’ın Elçisi onun sırtındaki tozu silmeye başladı ve ‘Kalk, ey Ebû Turâb!’ dedi.

Allah’a yemin olsun ki ona bu lakabı yalnız Allah’ın Elçisi verdi. Ve Allah’a yemin olsun ki Ali, bu isimden daha çok sevdiği bir isim bilmezdi.”

https://kutsalayet.de/peygamberin-bizzat-yonettigi-seferler/,https://kutsalayet.de/alinin-fatima-ile-evliligi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız