"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Buhari 7439

Yahyâ b. Bükeyr bize rivayet etti. Leys bize rivayet etti. Hâlid b. Yezîd’den. Saîd b. Ebî Hilâl’den. Zeyd’den. Atâ b. Yesâr’dan. Ebû Saîd el-Hudrî’den:

Dedik ki: “Ey Allah’ın Elçisi! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?”

Dedi ki:

“Hava açıkken güneşi ve ayı görmede sıkıntı çeker misiniz?”

Dedik ki: “Hayır.”

Dedi ki:

“İşte o gün Rabbinizi görmede de sıkıntı çekmeyeceksiniz; onları görmede sıkıntı çekmediğiniz gibi.”

Sonra dedi ki:

“Bir münadi seslenir: ‘Her topluluk, tapmakta olduğu şeye gitsin.’ Haç ehli haçlarıyla gider, put ehli putlarıyla gider, her ilahın ehli ilahlarıyla gider; sonunda Allah’a ibadet eden (ister iyi ister günahkâr olsun) kimseler ve Ehl-i Kitap’tan birtakım kalıntılar kalır.

Sonra Cehennem getirilir; serap gibi gösterilir. Yahudilere ‘Neye tapıyordunuz?’ denir. ‘Üzeyr Allah’ın oğludur’ derler. ‘Yalan söylediniz; Allah’ın ne eşi ne de çocuğu vardır. Peki ne istiyorsunuz?’ denir. ‘Bize su verilsin istiyoruz’ derler. ‘İçin’ denir; onlar Cehennem’e düşüp giderler.

Sonra Hristiyanlara ‘Neye tapıyordunuz?’ denir. ‘Mesih Allah’ın oğludur’ derler. ‘Yalan söylediniz; Allah’ın ne eşi ne de çocuğu vardır. Peki ne istiyorsunuz?’ denir. ‘Bize su verilsin istiyoruz’ derler. ‘İçin’ denir; onlar da düşüp giderler.

Sonunda Allah’a ibadet eden (iyi veya günahkâr) kimseler kalır. Onlara ‘İnsanlar gitti; sizi burada tutan nedir?’ denir. ‘Biz onlardan ayrıldık; bugün ona biz daha muhtacız. Bir münadi işittik: Her topluluk tapmakta olduğu şeye yetişsin. Biz Rabbimizi bekliyoruz’ derler.”

Dedi ki:

“Bunun üzerine Cebbâr onlara gelir ve ‘Ben sizin Rabbinizim’ der. Onlar ‘Sen bizim Rabbimizsin’ derler. Ona ancak peygamberler konuşur.

Sonra (Allah) ‘Onu tanıyacağınız bir işaret var mı?’ derler. ‘Bacak’ derler. Bunun üzerine (Allah) bacağını açar; her mümin ona secde eder. Allah’a gösteriş ve duyulsun diye secde eden kimse kalır; secde etmek ister ama sırtı tek bir tabaka gibi (katılaşıp) geri döner.

Sonra köprü getirilir, Cehennem’in üzerine kurulur.”

Dedik ki: “Ey Allah’ın Elçisi, köprü nedir?”

Dedi ki:

“Kaygan bir geçittir; üzerinde kancalar, çengeller ve düz dikenler vardır. Bunların, Necid’de ‘sa‘dân’ denilen dikenli bir bitkiye benzeyen eğri dikenleri vardır. Mümin onun üzerinde göz kırpması gibi, şimşek gibi, rüzgâr gibi, hızlı atlar ve binekler gibi geçer. Kimi selametle kurtulur; kimi çizilip geçer; kimi de Cehennem ateşine tepetaklak düşer; nihayet onların en sonuncusu sürüklenerek geçer.”

Sonra şöyle buyurdu:

“İşte o gün, hakkı talep etmekte sizin bana yaptığınız ısrardan daha şiddetli bir ısrarla müminler Cebbâr’a (yakarıp) kardeşleri hakkında konuşurlar. Kardeşlerinin kurtulduğunu görünce derler ki: ‘Rabbimiz! Kardeşlerimiz bizimle namaz kılar, bizimle oruç tutar, bizimle amel ederdi.’ Allah Teâlâ der ki: ‘Gidin; kalbinde bir dinar ağırlığınca iman bulduğunuzu çıkarın.’ Allah onların suretlerini ateşe haram kılar. Onlara gelirler; kimi ateşte ayaklarına, kimi baldırlarının ortasına kadar batmıştır; tanıdıklarını çıkarırlar. Sonra geri dönerler; Allah der ki: ‘Gidin; kalbinde yarım dinar ağırlığınca iman bulduğunuzu çıkarın.’ Tanıdıklarını çıkarırlar. Sonra geri dönerler; Allah der ki: ‘Gidin; kalbinde zerre ağırlığınca iman bulduğunuzu çıkarın.’ Tanıdıklarını çıkarırlar.”

Ebû Saîd dedi ki: “Eğer bana inanmazsanız şu ayeti okuyun: ‘Allah zerre kadar haksızlık etmez; bir iyilik olursa onu kat kat artırır.’”

Sonra peygamberler, melekler ve müminler şefaat eder. Cebbâr der ki: “Benim şefaatim kaldı.” Sonra ateşten bir avuç alır ve yanıp kömürleşmiş topluluklar çıkarır; onları cennetin kapılarının önündeki bir nehre atar; ona ‘hayat suyu’ denir. Onun kıyısında, selin sürüklediği yerde tanenin bitmesi gibi biterler. Onu kayanın yanında, ağacın yanında görürsünüz: Güneşe bakan kısmı daha yeşil, gölgede kalan kısmı daha beyaz olur. İnci gibi çıkarlar. Boyunlarına mühürler takılır ve cennete girerler. Cennet halkı der ki: “Bunlar Rahman’ın azat ettikleridir; hiçbir amel işlemeden ve hiçbir hayır sunmadan Allah onları cennete koydu.”

Onlara denir ki: “Gördüğünüz sizindir; bir misli de onunla beraberdir.”

https://kutsalayet.de/buhari-7438/,https://kutsalayet.de/buhari-7440/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız