Musa b. İsmail bize rivayet etti. O dedi ki: Ebû Avâne bize rivayet etti. O dedi ki: Musa b. Ebû Âişe bize rivayet etti. O dedi ki: Saîd b. Cübeyr bize rivayet etti. O da İbn Abbâs’tan, Allah Teâlâ’nın şu sözü hakkında rivayet etti:
Onu çabucak almak için dilini onunla hareket ettirme. (Kıyâmet 16)
İbn Abbâs şöyle dedi:
Resûlullah, vahiy inerken onu ezberleme hususunda büyük bir güçlük ve titizlik gösterirdi. Bu yüzden dudaklarını sürekli hareket ettirirdi.
İbn Abbâs dedi ki:
Ben şimdi Resûlullah’ın dudaklarını hareket ettirdiği gibi size göstereceğim.
Saîd b. Cübeyr de dedi ki:
Ben de İbn Abbâs’ın hareket ettirdiğini gördüğüm şekilde dudaklarımı hareket ettireceğim.
Bunun üzerine Saîd b. Cübeyr dudaklarını hareket ettirdi.
Ardından Allah Teâlâ şu ayetleri indirdi:
Onu çabucak almak için dilini onunla hareket ettirme. Onu toplamak ve okutmak bize aittir. (Kıyâmet 16-17)
İbn Abbâs dedi ki:
Onu toplamak, onu senin göğsünde bir araya getirmemiz ve sana okutmamız demektir.
Allah’ın şu sözü:
Biz onu okuduğumuz zaman sen onun okuyuşunu takip et. (Kıyâmet 18)
şu anlama gelir:
Onu dinle ve susarak dikkat kesil.
Allah’ın şu sözü:
Sonra onu açıklamak da bize aittir. (Kıyâmet 19)
şu anlama gelir:
Daha sonra onu sana okutup açıklatmak da bize aittir.
Bundan sonra Cebrâil Resûlullah’a her geldiğinde Resûlullah onu dikkatle dinlerdi. Cebrâil ayrıldıktan sonra da Nebî, Cebrâil’in okuduğu şekilde vahyi aynen okurdu.