"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Körün şahitliği

Sesi duymasıyla kesin kanaat verebilmesi mümkün olursa, körün şahitliği makbul olur. Bunu, İmam Malik ve İshak söylemiştir. Çünkü Yüce Allah buyurur ki: “Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun…” (Bakara Suresi 282) Diğer ayetler ise şahitlik hakkındadır. Zira kör bir kimse de adil bir erkek sayılacağından, o vakit rivayeti de makbuldür; dolayısıyla –gören kimse gibi– onun da şahitliği makbul olur.

Ebu Hanife ve İmam Şafii ise: Körün şahitliği makbul olmaz, demişlerdir. Bunun yanında İmam Şafii, körün tecrübeye ve tercümeye dayalı olarak, yanında izin vermesi halinde yapacağı şahitliğine ruhsat vermiştir. Bu durumda körün eli başının üzerinde olur sonra zapt-u rapt olup akabinde hakimin huzurunda oluncaya değin kalır ve şahitlik eder. İşte bu durumdan başkasında körün yapacağı şahitlik caiz olmaz. Çünkü fiiller üzerine şahitliği caiz olmayan kimsenin –çocukta olduğu gibi– sözleri üzerine yapacağı şahitliği de makbul değildir. Şüphesiz sesler karıştırılabilir ve bunlarla kesinlik meydana gelmez.

(Ama) bunların farklı şeyler olacağı yönünde cevap verilmiştir. Bir defa çocuk, erkek adam değildir, adaletli sayılmaz, haliyle rivayeti de kabul edilmez. Fiiller konusuna yapılan şahitlik ise farklıdır. Çünkü bunları bilmek, bakmakla mümkün olabilmektedir ve bunlar kör için imkansız şeylerdir. Sözler ise işitmekle şahit olunabilmektedir ve dolayısıyla kör bunlara muttali olabilir, belki de fazlasına dahi muttali olabilmektedir. Seslerin karışması nasıl mümkün görülüyorsa, suretlerin karışması da mümkündür. Sonra işitmek aynı zamanda yakin (kesin) ’e ulaştıran hislerden birisini oluşturmaktadır. Kimi zaman şahid olunan kimse, körün ülfet ettiği ve çoğu kez arkadaşlık yaptığı kimse de olabilmektedir; dolayısıyla sesini tanıyabilmektedir. O nedenle sanki –onu görmüş kimse gibi– bu haliyle şahitlikte bulunması zorunluluk ifade etmiş olur. Sabit olduğu vakit bu tür hallerde kesinliğin meydana geldiğine karşı çıkmaya dair bir gerekçe de olmaz. Zira sesine kesin kanaat getirmediği ve şahid olduğu kişiyi kesin tanımadığı sürece şahit olması caiz değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sahit-konusunda-itibar-edilen-sartlar/,https://kutsalayet.de/baba-ve-cocugun-sahitligi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız