Şahitlik yapmak konusunun temeli, kitap, sünnet, icma ve kıyasa dayanır. Yüce Allah buyurur ki: “İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun…” (Talak Suresi 2) Şöyle de buyurmuştur: “(Genellikle) alışveriş yaptığınızda şahit tutun.” (Bakara Suresi 282)
Vail b. Hucr hadisinde geldiği üzere Hadramevtli bir adamla Kindeli bir adam (arasında ihtilafa düştükleri) kıssayla ilgili olarak, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Hadramevtliye: “Şahidin var mı?” diye sordu. Adam: “Hayır.” cevabını verdi. Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) de: “Bu durumda senin ondan (sadece bir) yemin etmesini isteme hakkın vardır.” buyurdu.
İlim ehli, bu noktada icma etmişlerdir. İnsanlar arasında baş gösterebilecek birtakım ihtilaf ve münakaşalar sebebiyle şahitlik etmeye ihtiyaç duyulmuştur; dolayısıyla da şahit olmaya müracaat etmek vacip olur. Şahitliği yüklenmek ve onu yerine getirmek farz-ı kifayedir. Zira Allah’u Teala: “Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik etmesin.” (Bakara Suresi 282) buyurmuştur. Şöyle de buyurur: “Şahitliği bildiklerinizi gizlemeyin. Kim, onu gizlerse bilsin ki onun kalbi günahkardır.” (Bakara Suresi 282)
Çünkü şahitlik yapmak, bir emanet sayılmıştır ve diğer emanet eşyalarındaki gibi eda edilmesi gereklilik oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu farizayı yüklenmek ve eda etmek suretiyle şahitliği yerine getirecek iki kişinin olması durumunda herkesten bunun vebali kalkar. Şahitlik yapması faydalı iken, zarara uğraması da söz konusu olmayan bir kimsenin şahitlik yapmaktan imtina etmesi onu günahkâr yapar. Ama şahitlik yapmaya koyulurken veya icra ederken kendisine bir zarar sirayet edecek olursa veya şahitliği kabul edilmeyen kimselerden ise veyahut da henüz şahitlik yapmaya vb. elverişli bir konumda olmaya dair kendisini hazır hissetmiyorsa, o vakit şahitlik yapması zorunlu olmaz. Çünkü Allah’u Teala: “Ne yazan ne de şahit zarara uğratılsın.” (Bakara Suresi: 282) şeklinde buyurmuştur.
Peki, kendi yerine başkasının bulunması halinde (onun şahitlik yapması) ve diğerinin de şahitlik yapmaktan imtina etmesiyle o günahkâr olur mu? Bu konuda ise iki görüş gelmiştir.