"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mutlak bir hükmü şeriat de ahdedilen şey üzere hamletmek

Bir bayan köleyi azad edeceğine dair (mutlak olarak) adakta bulunacak olursa, iş ve ameli zarara sokacak kusurlardan uzak mümin bir bayanı azad etmedikçe onun bu adağı yerine gelmiş olmaz. Bu köle, aynı zamanda kefaret konusunda da yeterli gelen köledir. Çünkü mutlak nezir, şeriatte ahdedilen şey üzere hamledilir. Şeriatın aslı ile vacip olan da böyledir. Ama bizzat belirli bir köle hakkında adakta bulunacak olursa, o vakit istediği bayan bir köleyi azad edebilir. “Köle” ismine haiz hangi köle olursa olsun, niyet ettiğini yerine getirmesi noktasında bu, onun adağı için yeterli gelmiş olur.
Mutlak olarak bir hedy (kurbanı keseceğini) adamış olsa, kurbanlıklardan olan bir hediye kurbanı kesmedikçe onun bu adağı yerine gelmiş olmaz. Bunu, Ebu Hanife ve iki görüşünden birisine göre İmam Şafii söylemiştir. Zira mutlak, şeriat de ahdedilen şey üzere hamledilir. Belirli bir hedy kurbanını lafzıyla yahut niyetiyle tayin etse, bu durumda belirlediği bu adağı yerine gelmiş olur.
Kim, hedy kurbanı adamış olursa onun Harem’de bulunan yoksullara ulaştırılması gerekli olur. Çünkü hedy’in mutlak ifadesi bunu gerektirmektedir. Medine ve diğer beldeler gibi, Mekke dışına hediye kurbanını ulaştırmayı adamış olursa, onu kesmesi ve yollamak istediği yere onu hedy olarak göndermesi gerekir. Bunun yanında hedy’in dağıtımı ve kesilen etlerini de o yerin halkına ait olur. Ancak o yer kilise, put vb. gibi adağın caiz olmayacağı (ecnebi) bir yer olursa, bu durum müstesnadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/uc-mescide-yuruyerek-gitmeyi-adamak/,https://kutsalayet.de/pespese-tutmak-sekliyle-adanmis-bir-orucu-kesmek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız