Yedirme, giydirme ve köle azad etme kefaretini ödeyemeyecek olursa, o zaman üç gün oruç tutmaya koyulur. Çünkü Yüce Allah’ın: “Bunu da bulmayacak olursa üç gün oruç tutar.” (Bakara Suresi 196) buyruğu buna işaret eder. Bunda bir ihtilaf yoktur, ancak orucun peşpeşe tutulmasını şart koşmak bunun dışındadır. Mezhebimizin zahir görüşüne göre peşpeşe tutmak şart koşulmuştur. Aynı şekilde Sevrî, İshak, Ebu Sevr ve rey ashabı da böyle demiştir.
Çünkü Ubey ve İbn Mesud kıraatinde: “Bunu da bulmayacak olursa üç gün peşpeşe oruç tutar.” şeklinde gelmiştir. Bu, eğer Kur’ân (ayeti) ise o vakit hüccettir. Eğer Kur’ân değilse o zaman Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den gelen ve tefsiri olduğunu işitip Kur’ân olduğunu zannettikleri bir rivayettir. Her iki durumda da bir hüccet sayılır ve bu hükme dönüş yapılması gereklilik arz eder.
İmam Ahmed’den nakledildiğine göre bu orucu ayrı günlerde tutmak da caizdir. Bunu da İmam Malik ve iki görüşünden birincisine göre İmam Şafii söylemiştir. Çünkü oruç tutma emri mutlak bir ifadeyle gelmiştir, öyleyse delil olmadan mukayyet edilemez. Kefaret konusunda kölenin, oruç için yeterli geleceğinde ihtilaf bulunmamaktadır.