Sopa/celde cezası alırken adam ölecek olursa, hiç kimsenin bunu tazmin etme zorunluluğu yoktur. Bu, İmam Malik ve rey ashabının kavlidir. Çünkü bu, Allah’a ait bir haktır, bu nedenle -diğer hadler gibi- had sebebiyle ölenin tazmini kimseye gerekli olmaz. Kırk sopadan fazla vurulduğunda (adam ölecek olursa), bunun hadden sayılacağı öncelenir. Eğer tazir cezası olursa, o vakit tazir vacip olur ve bu, had konumunda sayılmış olur.
İmam Şafii ise: Kırk sopadan fazla vurulduğunda adam ölecek olursa, o zaman tazmin ödemek vacip olur. Çünkü bu, bir tazir sayılır ve devlet başkanının reyi neticesinde icra edilmiştir, der.
el-Muvaffak der ki: Diğer had konularına da gelirsek, fazladan vurmaksızın meşru şekliyle had cezasının infaz edilmesi halinde, kişinin telef olması durumunda tazmin ödenmeyeceği noktasında ilim ehli arasında ihtilaf edenin olduğunu bilmiyoruz. Çünkü bunu, Yüce Allah’ın ve Resulü’nün emriyle tatbik etmiş olduğundan, bu sebeple sorumlu tutulamaz. Zira Yüce Allah’ın (yeryüzündeki haddini infaz eden) naibidir, öyleyse had cezasının infazı sebebiyle kişinin telef olması halinde bu telef Allah (c.c.)’a nispet edilir. Haddi fazla vurur da adam ölecek olursa, o vakit bunun telefini ödemek zorunda kalır, bildiğimiz kadarıyla bunda bir ihtilaf yoktur.
Tazminin miktarı hakkında iki görüş gelmiştir: Birincisi: Tam bir diyet öder. İkincisi: Tazminin yarısını öder. Bunu ise Ebu Hanife, İmam Malik ve iki görüşünden birisine göre İmam Şafii söylemiştir. Diğer görüşü ise şöyledir: Haddi aştığı miktar kadarının diyetini ödemesi gerekir ki, bu da atılan celdelerin tümü üzerinden diyet şeklinde takside bölünür.