"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Çalınan malın tazmin edilmesi

Mal ortada olduğu sürece çalınan malın, mal sahibine geri verilmesinin vacip olacağı hususunda ilim ehli arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Telef olmuş ise o vakit -eli kesilsin kesilmesin, zengin olsun fakir olsun- misli bir mal olması halinde kıymetini yahut aynı mislini hırsızın geri vermesi/ödemesi gereklilik arz eder. Bu, Leys, İmam Şafii, İshak ve Ebu Sevr’in görüşüdür. Çünkü ortada olduğu sürece bu, tazmin şeklinde geri verilmesi vacip olan bir mal hükmünde sayılır. O nedenle de -el kesilmemiş olsa dahi- telef edilmesi durumunda tazmin edilmesi vaciptir.

Bunun yanında el kesme ve borçlanma hak sahipleri açısından vacip birer hak olduğundan, bunların bir arada bulunması mümkün ve caizdir. Tıpkı Harem’de mülk edinilen avlanma yasaklarındaki ceza ve kıymetin ödenmesinde olduğu gibi.

Sevri ve Ebu Hanife ise: Borç ve el kesme bir araya gelmez. Borçlanmış olursa el kesme sakıt olur. Borçlanmadan önce el kesilirse borç sakıt olur, demişlerdir. Ata, İbn Sirin, Şabi ve Mekhul ise: Eli kesildiğinde hırsızın borcu kalmaz, demişlerdir. (Hırsızın) fakir olması durumunda onların bu görüşüne İmam Malik de katılmıştır. Birçok kez hırsızlık yapıp sonra eli kesilen adam hakkında Ebu Hanife: Sonuncusu hariç hepsinde borçlanır, demiştir. Ebu Yusuf ise: Hiçbir şeyi borçlanmaz. Çünkü hepsinden dolayı eli kesilmiştir; öyleyse bunlardan hiçbirisinden sebep borçlanmaz, tıpkı son hırsızlığı gibi kabul edilir, demiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/mali-calinan-kimsenin-bu-mali-hirsiza-vermesi/,https://kutsalayet.de/nebbas-kefen-hirsizinin-elinin-kesilmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız