Had cezası sadece ikrar yahut beyyine ile vacip olur. Zina ikrarla sabit olursa, dört kez ikrar edilmesine bakılır. Bunu rey ashabı söylemiştir. Çünkü Ebu Hureyre’nin rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) mescitte iken bir Müslüman gelerek dört kez zina ettiğini söylemiş ve Hz. Peygamber de recm cezası uygulamıştır. Bu da, bir defalık ikrarın yeterli olmadığını göstermektedir.
İmam Malik, İmam Şafii ve Ebu Sevr ise bir kez ikrar etmekle de had cezası uygulanır, demişlerdir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Eğer zinayı itiraf ederse, recm cezasını uygula” buyurmuştur.
Hz. Ömer şöyle demiştir: “Bilin ki recm, delil, hamilelik veya itiraf yoluyla sabit olan muhsanların zina cezaları için Allah’ın kitabında yer alan bir haktır.”
el-Muvaffak: “İtiraf” lafzı masdardır, sayı fark etmeksizin kullanılır. Fakat dört kez yapılan itirafın meşruiyetine dair hadis bu anlamı açıklar.
İkrarın tek veya farklı meclislerde olması sonucu değiştirmez. Ebu Hanife’ye göre ise dört ayrı mecliste dört kez ikrar gerekir.
İkrarın sahih olabilmesi için gerçekten zina fiilini ikrar etmesi gerekir. Buluğ ve akıl şarttır; çocuk ve deli için had uygulanmaz. İkrah altında yapılan ikrar da geçersizdir.
İkrar eden, haddin icrasına kadar sözünden dönmezse had uygulanır. Dönerse veya kaçarak tevbe ederse, had düşer. Maiz’in recim sırasında kaçması üzerine Hz. Peygamber: “Keşke bıraksaydınız! Belki tevbe etmiştir” buyurmuştur. Bu, tevbenin geçerli olduğunu gösterir. Had cezaları şüpheyle düşer.