"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Batıl yahut fasit bir nikahtaki iddet

Adam bir kadınla batıl olduğuna dair ittifak edilen bir nikah kıyacak olursa, mesela, mahremiyle yahut iddet bekleyen bir kadınla halini ve haram olduğunu bildiği halde evlenecek olursa, bu nikahın akdi hükümsüzdür. Kadınla gerçekleşen halvet de yabancı kadınla geçirilen halvet gibi olup, iddeti de gereklilik arz etmez. Aynı şekilde adamın ölmesi durumunda kadının vefat iddeti beklemesi de gerekmez. Eğer adam kadınla cima ederse, bu cima gününden başlamak üzere üç kuru müddeti iddet bekler, ister onunla ayrılmış olsun, isterse adam ölmüş olsun fark etmez. Sanki nikah akdi olmadan kadınla zina etmesi gibi değerlendirilir.

Hakkında ihtilafın cari olduğu bir nikah kıyacak olursa, o vakit nikah fasit olur. Adam ölürse eğer bu durumda Cafer b. Muhammed’den nakledildiğine göre kadının vefat iddeti beklemesi gerekmektedir. İbn Hamid ise: O vakit kadına vefat iddeti gerekmez, demiştir. Bu, Şafii mezhebinin de görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü bu, helalliğin sabit olmadığı bir nikah sayılacağından, bu yönüyle batıl bir nikaha benzemiş olmaktadır. Buna göre zifaftan evvel olmuşsa, kadının iddet beklemesi gerekmez. Sonrasında olmuşsa, o zaman üç kuru müddeti iddet bekler.

Birinci görüşün gerekçesine gelince, bu bir nikah sayılmış olması hasebiyle nesep de ilhak olmuş olur; dolayısıyla -sahih bir nikahtaki gibiveföt iddetini beklemesi gereklilik arz eder. Batıl nikahla ise bu farklılık oluşturur; zira batıl nikahla nesep ilhak olmaz. Cinsel münasebetten sonra hayatta iken kadından ayrılmış olursa, bu ayrılığından sonra üç kuru müddeti kadar iddet bekler, bunda bir ihtilaf yoktur. Bu, halvetten evvel olursa -ihtilafsız olarak- bundan sebep iddet beklemez.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/mefkudun-kaybolan-hukmu/,https://kutsalayet.de/ummu-veled-sahibinden-cocuk-doguran-cariyein-iddeti/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız