İddetin vacip olmasının temeli, kitap, sünnet ve icma’dır. Yüce Allah buyurur ki: “Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç kuru/ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler.” (Bakara Suresi 228) Şöyle de buyurmuştur: “Kadınlarınız içinden adetten kesilmiş olanlarla, adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır.” (Talak Suresi 4) Bir ayette de şöyle buyurur: “Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler.” (Bakara Suresi 234) Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurur ki: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadına ölü için üç günden fazla yas tutmak helal değildir. Sadece kocası için dört ay on gün yas tutabilir.” Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Fatıma binti Kays’a: “Ümmü Mektum’un oğlunun evinde iddet bekle!” buyurmuştur. İddet hakkında ayet ve hadisler çokçadır. Ümmet genel olarak iddetin vacip olduğu noktasında icma etmiştir. Onlar sadece iddetin türevleri hakkında ihtilaf etmiştir. İcma ettiklerine göre cinsel temas kurmadan evvel boşanmış bir kadının iddet bekleme mecburiyeti yoktur. Zira Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Mümin kadınları nikahlayıp da, henüz zifafa girmeden onları boşarsanız, onları sayacağınız bir iddet süresince bekletme hakkınız yoktur.” (Ahzap Suresi 49)
Chat
Sohbet Yükleniyor...