Talakı geçerli olan her kocanın, zıharda bulunması da geçerlidir. Erkeğin ise aklı başında ve buluğ çağına girmiş olması gerekmektedir. Müslüman da olsa, kafir de olsa, köle yahut hür de olsa durum aynıdır.
Zimmi olanın zıharda bulunması geçerlidir. Bunu, İmam Şafii ifade etmiştir. Çünkü – Müslüman da olduğu gibi – talakı geçerli olanın, zıharı da geçerli olur.
İmam Malik ve Ebu Hanife ise: Zimmi’nin zıharı sahih olmaz, demişlerdir. Çünkü kefaret ödemesi zimmi’den geçerli değildir. Zıhardaki haramlık, kefaret hükmüyle kaldırılmış olduğundan, zimmi olan kişi (kefaret ödemeyeceğinden dolayı) onun hakkında haramlık da geçerli olmaz.
(Fakat) bunun kabul edilemeyeceği şeklinde cevap verilmiştir. Çünkü zimmi’den köleyi azad etmesi ve fakir doyurması sahih olur ve kabul edilir. Onun sadece oruç tutması makbul değildir. Dolayısıyla kefaretin birtakım özelliklerinin imkansız olması durumunda – köle hakkında olduğu gibi – zıharın sahih olması imkansızdır, denilemez.
Büyük olsun, küçük olsun, Müslüman yahut zimmi olsun, cinsel temas kurulması mümkün olan veya mümkün olmayan olsun, her bir zevce hakkında zıhar geçerlilik arz eder. Bunu, ayet-i kerimenin umum ifade etmesi gerekçesiyle İmam Malik ve İmam Şafii söylemiştir. Çünkü bu zevceyi boşamak geçerli olduğuna göre – başkası hakkında olduğu gibi – onun hakkında zıhar da bulunmak da geçerlidir.
Ebu Sevr: Kendisiyle cinsel temas kurulması mümkün olmayan bir kadınla zıharda bulunmak geçerli değildir. Zira zıhar, zaten kadınla cinsel teması haram kılmaktadır, demiştir.