Adam eğer: “Dilersen boşsun, istediğinde boş ol, ne zaman istersen boş olursun, nasıl istersen boş olursun, istersen boş olursun, dilediğin vakit boş olursun.” derse, o vakit kadın dilemediği sürece boş olmaz. Kadının bu isteyişini diliyle telaffuz etmesi gerekir. Aynı şekilde talak, kadından başkasının dilemesi ve istemesi ile de bağlı kılınabilir. Öyleyse dil ile bu istek mevcut olursa, talak vaki olur, ister fevri olsun, ister terahi üzere olsun, fark etmez. Çünkü bu, şart üzere talak’ın bağlı kılınmasıdır, bu nedenle -köle azad etmek gibi- bu da terahi üzere gerçekleşir.
Ebu Hanife ve iki ashabı: Erkek eğer: “Nasıl istersen boşsun.” derse, bu durumda kadın ric’i talakla boş olur; çünkü bu bir şart değildir. Bu, ancak kadının dilemesiyle gerçekleşen talak hakkında bir sıfat sayılmaktadır, demişlerdir.
Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa burada talak, kadının dilemesine izafe edilmiştir, bu açıdan erkeğin: “İstersen boş olursun.” demesine benzer. İmam Şafii ise tüm bu harfler hakkında: Kadın isterse hemen boş olur aksi halde (sonraya tehir etmesiyle) boş olamaz, demiştir. Çünkü bu, talak için bir temlik sayıldığından bu -erkeğin: “Seçimini yap.” demesinde olduğu gibi- derhal gerçekleşir.
Bunun bir şart olmayacağı, bunun ancak bir muhayyerlik sayılması hasebiyle -meclis muhayyerliğindeki gibi- meclis ile kayıtlanacağı, yönünde cevap verilmiştir.
Rey ashabı “in” harfi hakkında, İmam Şafii gibi düşünürken, diğer harflerde ise Hanbeliler gibi düşünmektedir. Zira bu harfler, terahi üzere bulunan sarih harflerdir, o vakit icaplarına göre hamledilirler, ama “in” harfi böyle değildir. Çünkü bu harf, zamana mucip değildir, o ancak şarta bağlı bir harftir; dolayısıyla -temlik konusu gibi- fevr (derhal) üzere kayıtlanır.
Eğer erkek: “İnşallah’u Teala sen boşsun.” derse, kadın boş olur. Aynı şekilde: “İnşallah’u Teala kölem hürdür.” derse, köle azad olmuş olur. Bunu, İmam Ahmed, cemaatten yaptığı nakile göre ifade etmiştir. İmam Ahmed bu harflerin yemin harfleri anlamına gelmediğini belirtmiştir. Nitekim İmam Malik, Leys ve Evzfü de bunu söylemiştir. Çünkü bu minvalde İbn Abbas’tan şöyle rivayet edilmiştir: “Erkek eğer karısına: ‘İnşallah sen boşsun’ derse, kadın boş olur.” Şüphesiz bu hususta İbn Abbas’a muhalefet eden kimse bilinmiyor, o vakit bu bir icma halini de alır. Bir de bu, talak’ı cümleten kaldıran bir istisnadır; dolayısıyla “Sen üç ancak üç talakla boşsun.” demesi gibi, sahih olmaz. Buna ek olarak, mahallinde hüküm verilen bir istisna’dır, bu nedenle -alışveriş ve nikah gibi- dilemesi ve istemesiyle bu talakı kaldırmış olmaz. Zira bu, bilgisine dair yolu olmayan bir bağlı kılıştır ve bu yönüyle imkansız olanlara bağlı kılmasına benzemektedir.
İmam Ahmed’den bu durumda talak’ın- aynı şekilde köle azadınıngerçekleşmeyeceğine delalet eden görüşü gelmiştir. Bu, Ebu Hanife ve İmam Şafü’nin de görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü mevcut olduğunu bilmediği halde söz konusu isteme ve dilemeye dair boşamayı bağlı kılmış olur. Nitekim Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim yemin eder ve ‘inşallah’ derse istisna yapmış olur. Bu durumda hanis (yani yemini bozup da günaha girmiş) olmaz.”
Hadis hakkında, bunun onlar lehine delil olmayacağı yönünde cevap verilmiştir. Çünkü talak ve azad ifadeleri “inşa” şeklinde gelmiştir, gerçekte yemin sayılmazlar. Her ne kadar yemin denilse de bu mecazdır ve bu sebeple gerçek manası terk edilemez. Sonra talak’ın “yemin” olarak isimlendirilmesi, ancak amelin terk edilmesi yahut ifa edilmesinin bir şarta bağlı kılınması durumunda söz konusudur. “Sen boşsun.” gibi mücerret bir söz, dolayısıyla ne yemindir ne de mecazdır; dolayısıyla yeminden sonra istisna da olmaz.
el-Muvaffak şöyle demiştir: Onların: “Bilinmeyen bir dilemeye bağlı olur.” şeklindeki sözlerine gelince, biz deriz ki: Yüce Allah’ın dilemesiyle talak konusu, direk insanoğlu sebebiyle bilinmektedir. Eğer bunun söylendiği bilinmeyecek olur da ancak bilmesi imkansız olan şart üzere onu bağlı kılmış olursa, imkansızlar üzere onu bağlı kılması gibi kabul edilir, o vakit de ilga olur ve hemen talak gerçekleşir.
Şayet: “Allah ancak dilerse, o vakit sen boşsun.” derse, kadın boş olur. Mezhebimizin bu konudaki sahih görüşü üzere Şafü ashabı da muvafakat etmiştir. Zira böyle demekle talakı daha ziyade gerektirmiş olur. Bunun yanında bilinmeyen dileme konusuna onu raf etmekle de (talakı) bağlı kılmış demektir.