"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Öfke Halinde Kinaye

Öfke halinde iken adam kinayeli olarak: “Sen hür bir kadınsın.” diyecek olursa, el-Haraki’nin bu noktadaki ifadesine göre talak gerçekleşmiş olur. el-Kadı (İyaz), Ebu Bekir ve Ebu’l-Hattab ise bu konuda iki görüşün bulunduğunu zikretmişlerdir:

Bu vakit talak gerçekleşir. Zira halin delaleti, söz ve amellere dair hükmü değiştirir. Çünkü bir kimse, bir erkeği tazim etme halinde iken: “Ey iffetlinin, iffetli olan oğlu!” derse, onu övmüş demektir. Sövme halinde olduğunda ise ona açıkça iftira eder ve söver. Amellerde de durum böyledir. Adam, kılıçla bir adamı kasdetse ve hal vaziyet de şaka ve oyun yaptığını gösteriyorsa, karşısındakinin onu öldürmesi caiz olmaz. Ama hal vaziyet ciddi olduğunu gösteriyorsa, ona karşı mücadelede bulunması caiz olur. İşte buradaki öfke hali, talak maksatlı olduğundan boşama yerine gelmiş olur.
Talak vaki olmaz. Bu ise Ebu Hanife ve İmam Şafii’nin kavlidir. Onlar bunun talak için sarih (açık) bir lafız olmayacağını, niyet etmediği için de söz konusu olan talakın vaki olmayacağını gerekçe göstermişlerdir. Bunun sanki razı olma hali gibi olduğunu öne sürmüşlerdir. Çünkü lafzın gerekçesi, rıza ve öfkeyle değişmez.
el-Muvaffak (İbn Kudame) der ki: Muhtemeldir ki kinaye lafızları, boşama hakkında nadir olarak kullanılmaktadır. Mesela: “Sen hür bir kadınsın, (benden) uzaksın, berilsin, yuların kendi boynundadır, sen bürsün.” vb. gibi lafızlar, genelde öfke halinde söylenen lafızlardır. Kendisini boşamasını isteyen kadına -niyet etmeksizin- erkeğin verdiği boşama cevabı ve bundan başka çokça kullanılan mesela: “Git, defol, çık dışarı, uzaklaş” gibi ifadelerle de -niyet olmadan- boşama yine gerçekleşmez. Ebu Hanife’nin mezhebi buna yakındır. İmam Ahmed ve el-Harakl’ın boşamanın vaki olacağına dair sözleri ise ancak “Sen hür bir kadınsın.” ifadesi hakkında gelmiştir. Bu ifadeyi ise genelde bir kimse eşine karşı kullanmaz. Kullansa da sadece talaktan kinaye olarak söyler. Onun için bu yeterli olmaz ve niyet etmediği halde, sırf öfkelenmesi sebebiyle de talak vaki olmaz. Kendisini boşamasını isteyen kadına, erkeğin verdiği cevabı kinaye şekliyle olursa, bunun hükmü -ihtilaf ve açıklamaları geçtiği üzere- öfke halindeki durumun arası ayrılmış olur. Çünkü bu cevap, söz konusu olan kadının isteğine (talep ve sorusuna) dönüverir. Eğer öfke hali için yahut -boşama olmadantalak sorusu hakkında kinayeyi kasdetmiş olursa, boşama gerçekleşmez. Nitekim o bunu sarih olarak da kasdetseydi boşama vaki olmazdı, o nedenle kinaye şeklinde bunu söylemesi öncelikli olarak boş olmayacağını ortaya koyar.

Peki, borcun olduğunu iddia edecek olursa, bu hüküm noktasında makbul olur mu? Ebu’l-Haris rivayetinden olmak üzere onun (İmam Ahmed) sözünün zahirinden anlaşılan, öfke halinde olmuş olursa bu vakit sadaka verir. Ama kendisini boşamasını isteyen kadına, erkeğin verdiği cevap şeklinde olursa o zaman sadaka vermez. İmam Ahmed’den nakledilen başka bir yerde ise bunun mefhumundan anlaşılan kan-kocanın mevcut olması durumunda sadaka vermeyeceği şeklinde olmuştur.

el-Muvaffak ise: Doğrusu sadaka vermesidir, demiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/talakin-acikca-soylenmesi/,https://kutsalayet.de/kinaye-ifadelerinde-talak-sayisi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız