"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İki Tarafın Hakem Tayini

Karı ve koca arasında anlaşmazlık çıkarsa, bu duruma hakim bakar. Eğer söz konusu olan anlaşmazlığın kadından kaynaklandığı ortaya çıkarsa, bunun hükmüne dair açıklamalar geçmişti. Söz konusu olan anlaşmazlığın erkekten kaynaklandığı ortaya çıkarsa, o zaman hakim karı ve kocanın arasını, kadını zarardan ve haddi aşmadan engelleyecek güvenilir bir kimsenin yanına yerleştirir. Aynı şekilde eğer her iki taraftan da haddi aşma meydana gelir yahut taraflar karşısındakinin kendisine zulmettiğini iddia ederlerse, o zaman her ikisine de bakacak (hallerini ve durumlarını müşahade edip kontrol edecek) kimsenin yanına yerleştirir. Onun da insaflı davranması gereklilik arz eder.

Bu da durumu çözmez ve aralarında şer baş göstermeye devam eder ve anlaşmazlıktan korkulursa, o vakit hakim erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden de bir hakem gönderir. Onlar da karı ve kocanın hallerine bakarlar, cem (birleştirme) yahut tefrik (ayırma) bağlamında maslahata hangisi uygun olursa onu icra ederler. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur: “Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah, her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” (Nisa Suresi 35)

İki hakem konusunda İmam Ahmed’den farklı görüşler gelmiştir. Ondan gelen birinci görüşe göre, bu iki hakem kan-koca namına vekil sayılırlar, ancak kan-kocanın izni olmadan aralarını ayırmaya hak sahibi olmazlar. Bu, Ata’nın mezhebini ve İmam Şafiî’nin iki görüşünden birisini oluşturur. Bu, aynı zamanda el-Hasen ile Ebu Hanife’den de nakledilmiştir. Çünkü istifade etme erkeğin, mal (mehir) de kadının hakkıdır ve ikisi de reşit kimselerdir. Bu durumda başkalarının karı ve koca hakkında tasarrufta bulunmaları caiz olmaz. Ancak ikisinin namına vekil olan yahut onlara velayet hakkı bulunanlar bunun dışındadır.

İkinci görüşü ise şöyledir: İkisi de hakem oldukları için, o vakit ivazlı olsun veya ivazsız olsun, aralarını birleştirmek yahut ayırmak noktasında uygun gördükleri şeyi icra etmeye hak sahibidirler. O sebeple kan-kocaya vekil kılınmalarına ihtiyaçları yoktur, onların rızalarını alma mecburiyetleri de yoktur. Buna benzer bir görüş, Hz. Ali, İbn Abbas, Ebu Seleme b. Abdurrahman, Şabi, Nehfü, Said b. Cübeyr, İmam Malik, Evzfi, İshak ve İbn Munzir’den gelmiştir. Çünkü Yüce Allah, o ikisini “hakem” diye isimlendirmiş ve eşlerin rızasına itibar etmemiştir. Sonra Allah’u Teala: “Bunlar (hakemler) barıştırmak isterlerse…” (Nisa Suresi 35) diye buyurmuş ve hakemleri bu şekilde muhatap kılmıştır.

Hakkını yerine getirmekten mümteni olan reşit çağa ermiş erkeğe de velayet etmek engellenemez. İmkanı olmadığı vakit malından olmak üzere erkeğin borcunun ödenmesi de böyledir. İmkanı olmadığında kölenin bu haline ise hakim bakar.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/nusuz/,https://kutsalayet.de/iki-hakeme-dair-sartlar/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız