"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Akitten sonra halvet

Adam karısıyla sahih olan bir akitten sonra baş başa kalırlarsa (halvet), cinsel temas olmasa dahi kadına verilecek mehir kesinleşir ve kadının da iddet beklemesi vacip olur. Bu, Raşit halifeler tarafından rivayet edilmiştir. Evzfü, İshak ve rey ashabı da bunu söylemişlerdir. Bu, İmam Şafii’nin eski görüşünü de oluşturmaktadır. Şüphesiz bu, sahabenin de icması sayılır. Buna ek olarak haklı olarak kendisini teslim etmesi kadın tarafından söz konusu olduğundan dolayı -sanki kadınla cima etmiş gibi kabul edilerek- bundan bedel mehir kesinleşmiş olur.

İmam Şafii’nin yeni görüşüne göre, bu durumda mehir ancak cinsel temasla kesinleşir. Buna benzer bir görüş, İmam Ahmed’den de gelmiştir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları, temas etmeden başarsanız, tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır…” (Bakara Suresi: 237) Burada erkek, kadınla cinsel temas yapmadan evvel onu boşamıştır. Allah (c.c.) şöyle de buyurur: “Vaktiyle siz birbirinizle haşir-neşir olduğunuz ve onlar sizden sağlam bir teminat almış olduğu halde onu nasıl geri alırsınız!” (Nisa Suresi: 21) Ayette geçen “ifdô (haşir-neşir)” ifadesi ise cinsel ilişki anlamındadır.

“Temas etmeden başarsanız…” (Bakara Suresi: 237) buyruğu hakkında -delili geçtiği üzere- bunun, sebebe götüren şeyden yani “halvetten” kinaye olarak kullanıldığının muhtemel olduğu yönünde cevap verilmiştir. (Diğer ayette gelen) “ifdô” ifadesine gelince, el-Ferra’dan nakledildiğine göre o: “İfdô, cinsel temas olsa da, olmasa da halvet anlamına gelmektedir,” demiştir. Bu açıklama doğrudur, zira “ifda” ifadesi el-Fedô: yani boş oldu, halvet oldu kelimesinden alınmadır. Sanki: “Siz birbirinizle haşir-neşir yani halvette olduğunuz halde…” demiş gibidir.

Kadının, tarafların yahut taraflardan birisinin halvette kalması durumunda -ihramlı, oruçlu, hayızlı, nifaslı gibi- cinsel temastan engellenmiş olması veyahut -sünnet yerinin kesikliği, iktidarsızlığı veyahut kadının ferç yerinin kapalı oluşu gibi- hakiki engellik durumunun baş göstermesi durumunda İmam Ahmed’den farklı görüşler gelmiştir:

Ondan nakledildiğine göre bu durum baş gösterirse, her halükarda mehir kesinleşir. Bunu, Ata, İbn Ebu Leyla ve Sevri söylemiştir. Çünkü icma’dan zikredilenlerin genel ifadesi bunu ortaya koyar. Bir de haklı olarak kendisini teslim etmesi kadın tarafından söz konusu olmuştur. Halbuki hayız hali, ihramlı olması ve fercinin kapalı olması gibi durumlar, kadın cihetinden değildir, mehre bir etkisi de yoktur, tıpkı nafakanın düşürülmesine etkisi olmadığı gibi kabul edilir.

Ondan: Bununla mehir tamamlanmaz, dediği de nakledilmiştir. Bu ise Şüreyh ve Ebu Sevr’in kavlidir. Çünkü erkek, kadını teslim almaktan emin değildir. İmam Ahmed’den gelen üçüncü görüşe göre ise ikisi eğer Ramazan ayında oruçlu bulunurlarsa, bu durumda mehir tamamlanmaz, başka vakit olursa, tamamlanır. Bu da gösteriyor ki ne zamanki engelleyen şey -ihramlı olmak ve Ramazan orucu tutmak gibi- kesin ve te’kit üzere olursa, mehir tamamlanmaz.

Ebu Hanife şöyle demiştir: Eğer engel kadın tarafından olmuşsa, mehir kesinlik kazanmaz, istikrar bulmaz. Eğer -oruç tutması ve ihrama girmesi gibi- erkek tarafından olmuşsa, bu durumda da yine mehir kesinlik kazanmaz. Sünnet yeri kesik yahut iktidarsız olursa, o vakit mehir tamamlanır. Çünkü engelleyen şey, erkek tarafından söz konusu olmuştur ve bu da kadından hak edeceği teslimin varlığını engellemez. O zaman kadının hakkı da tamamlanır. Bu ise genç çocuğa kendisini teslim eden kadına o gencin nafaka vermesini ilzam etmeye benzemektedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/zifaftan-once-mehri-ihmal-eden-kadinin-kocasinin-olmesi/,https://kutsalayet.de/nikah-bagi-elinde-bulunanin-affetmesi-vazgecmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız