"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Nikahda veli konusu

Nikah, ancak veli ile geçerlilik arz eder. Bir kadın, kendisini yahut başkasını nikahlamaya malik değildir, velisinden başkasının onu evlendirmeye vekil kılınması da söz konusu olamaz. Şayet kadın, böyle bir durumu yerine getirecek olursa nikahı sahih olmaz. Bu görüşe, Sevri, İmam Şafii ve İshak sahip olmuştur. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) : “Velisiz nikah yoktur.” buyurmuştur. el-Mervezi der ki: “Velisiz nikah yoktur.” hadisini İmam Ahmed’e ve Yahya’ya sordum, onlar: “Sahihtir.” cevabını verdiler.

Hz. Aişe’den nakledildiğine göre; “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) üç defa; ‘Hangi kadın velisinin izni olmaksızın kendi nikahını kıydırırsa, kadının nikahı batıldır. Eğer (evlenen erkek) onunla cinsi temasta bulunmuşsa, onunla temasta bulunmuş olması sebebiyle kadına mehir vermesi gerekir. Eğer veliler bu noktada anlaşamazlarsa, artık devlet başkanı velisi olmayanın velisidir.” buyurdu.

Ebu Yusuf der ki: Velisinin izni olmadan kadın kendi nikahını kıyması caiz değildir. Eğer bunu yapmış olursa, izin verilinceye değin bu durum bekletilir. Ebu Hanife ise şöyle der: Kadın hem kendi nikahını hem de başkasının nikahını kıyabilir, nikaha vekil de olabilir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur: “Onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın…” (İsra Suresi 232) Burada nikah söz konusu kadınlara izafe edilmiş ve bundan kendileri engellenmemişlerdir. Çünkü evlilik, kadının bir hakkıdır ve bizzat buna iştirak eden bir ferttir; dolayısıyla kendi cariyesini satın alması nasıl geçerli oluyorsa, bu da ondan geçerlidir.

Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa ayet-i kerime söz konusu olan kadının evlendirilmesini engellemenin yasak oluşuna delalet etmektedir. Bu da o kadının evlenmesinin veliye ait olduğunu ifade eder. Buna ek olarak ayet-i kerime, kız kardeşinin evliliğine engel olan Makel b. Yesar hakkında nazil olmuştur. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), kendisini yanına çağırmış ve kız kardeşini bizzat evlendirmiştir. İşte ayetin kadına izafe edilmiş olması sadece tartışma konusunun onun hakkında mevzu bahis olması hasebiyledir.

Muhammed b. el-Hasen ise şöyle demiştir: Kadın kendisini velisinin izniyle evlendirebilir, başkasını ise vekaletle evlendirebilir. Zira “Hangi kadın velisinin izni olmaksızın kendi nikahını kıydırırsa…” hadisinin mefhumundan bu anlaşılmaktadır ve velisinin izni olduğunda nikahının sahih olacağı anlaşılmaktadır. Çünkü kadının tek başına nikahını kıydırmasından men edilmiş olması, aklının eksik olması hasebiyle kandırılmaktan emin olamaması, dolayısıyla da bir türlü zarara uğrayabileceğindendir. Ama velisi, ona izin verdiğinde bundan emin olunmaktadır.

(Ancak) “Velisiz nikah olmaz.” hadisinin genel manasından dolayı, geçen hadisten çıkartılan mefhumun çelişeceği yönde cevap verilmiştir. Bu hadis ise delil hitabının önüne geçer. Buradaki tahsis de genellik mahrecinden çıkar, buna göre galip olan hüküm kadının kendisini velisiz olarak nikahlayamayacağıdır. Nitekim kadının velisiz nikahtan engellenmiş olması, onu yüzsüzlüğe, edepsizliğe ve erkeklere karşı meyletmeye sürükleyecek bir hale düşmekten kendisini korumaktır. Bu tür haller ise korumayı bilen kişilerce ve mürüwet ehli kimselerce ortadan kaldırılabilmektedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/evlenme-imkani-olmayanlar/,https://kutsalayet.de/nikahda-iki-sahit-konusu/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız