"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Koyunun kaybolması

Bir koyun, herhangi bir şehirde yahut helak olması muhtemel bir yerde bulunacak olursa, o zaman alınması mübah bir buluntu eşyası olur. Hükmü de ilan ve sonrasında malik olma konusunda altın ve gümüş gibi diğer lukata eşyaların hükmüyle aynıdır. Bu, İmam Ahmed’in mezhebinin sahih olan görüşüdür. İlim ehlinin çoğunluğu da bu görüştedir.

İbn Abdilberr şöyle demiştir: İlim adamları, telef olmasından korkulan bir yerde kaybolan koyunun, onu bulan tarafından yenilebileceği hususunda icma etmişlerdir.

Aynı şekilde tilki, çakal, kurt gibi küçük yırtıcılardan kendisini koruyamayan hayvanlarla, deve yavrusu, buzağı, tay, tavuk gibi hayvanlar da buluntu olmaları durumunda aynı hükme tabidir. Çünkü Hz. Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem), koyun hakkında sorulduğunda şöyle buyurmuştur: “Onları alın. Zira onlar ya senindir, ya (kaybeden) kardeşinindir ya da kurdun.” Bu hayvanların telef ve zayi olmaları noktasında korku bulunduğu için, hayvan olmayan lukata eşyaların hükmüne benzemektedirler.

İmam Ahmed’den gelen diğer bir görüşe göre ise, bu tür hayvanları almak sadece imamın hakkıdır. Leys de şöyle demiştir: Sahibine caiz olanlar dışında bu tür hayvanları sürüsüne katanları hoş görmüyorum. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sapık olandan başkası kaybolmuş hayvanı sürüsüne katmaz.” buyurmuştur. Bu görüşe göre, bu hayvanların durumu lukata deve gibidir.

Cevap olarak ise şu söylenmiştir: Birinci görüşün dayanağı olan hadis daha özel bir ifade içerdiğinden, bu hadisi tahsis etmektedir. Koyunun deveye kıyas edilmesi ise doğru değildir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), devenin lukata olarak alınmasını yasaklamış ve buna gerekçe olarak ayağındaki çarığını ve su tulumunu göstermiştir ki bunlar koyunda bulunmaz. Ayrıca, koyun ile deve arasında farklı hüküm bulunduğu bir başka hadiste açıkça ortaya konmuştur. Şari‘ tarafından ayrılan bu iki hükmü cem etmek caiz değildir. Ayrıca lukata şeklinde alınabilecek bir hayvanı, alınamayacak bir hayvana kıyaslamak da doğru değildir.

Kaybolan bir hayvanın şehirde veya helak olması muhtemel bir yerde bulunması arasında fark yoktur. Çöllerde bulunan bir koyun hakkında İmam Malik, Ebu Ubeyd ve İbn Munzir: “O koyunu kes ve ye” derken; şehirde bulunan koyun hakkında: “Sahibi çıkıp gelene kadar onu yanında tut. Çünkü Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Onları alın. Zira onlar ya senindir, ya kardeşinindir, ya da kurdun’ buyurmuştur. Halbuki kurt şehirde bulunmaz.” demişlerdir.

Fakat Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) “Onları alın” buyruğu bu ayrımı yapmadığı gibi tafsilata da yer vermemiştir. Böyle bir ayrım yapılmış olsaydı, bu konuda soru soranlar da olurdu. Çünkü bu bir yitik mal olduğundan, diğer yitik mallarda olduğu gibi şehir ve çöl eşit konumda değerlendirilmelidir. Ayrıca “kurt şehirde olmaz” sözlerine karşılık da şu söylenebilir: Kurdun çöllerde bulunması, diğer yırtıcı hayvanların şehirlerde hiç bulunmayacağı anlamına gelmez.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/cocuk-deli-ve-sefihin-buldugu-lukata-esya/,https://kutsalayet.de/multekit-su-uc-hususta-muhayyerdir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız