"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hima

İnsanları ölü bir arazi üzerinde hayvanlarını otlatmalarından vb. engellemek ve bu yerin kendilerine ait olduğunu ortaya koymak amacıyla koruma altına alınmasına denilir. Cahiliye döneminde iken Araplar bu uygulamayı bilmekteydiler (ve icra da ederlerdi.) Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de bu uygulamayı nehyetmiş bulunmaktadır. Çünkü böyle bir uygulama, insanların imkanlarını daraltır, baskı altına alır ve hakları olan bir şeyden yararlanmalarını engeller.

Nitekim es-Sab b. Cessame’den nakledildiğine göre, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah ve Resulü’nden başkasının himası yoktur.”
İnsanlar içerisinde ise yalnız Devlet başkanlarının himaye altına alma yetkisi vardır. Çünkü zikri geçen hadis bu manaya işaret eder. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, hem kendisi hem de Müslümanlar hakkında hima yetkisi vardır. Ancak O, kendisi için bir himada bulunmuş değildir, O sadece Müslümanlar hakkında bir himada bulunmuştur. Şüphesiz İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir: “Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Neki denilen yeri Müslümanların atları için himaye altına almıştır.”

Müslümanların diğer devlet başkanlarının ise kendi haklarında himaye altına alma yetkileri yoktur. Ancak onların, mücahitlere ait olan atları, cizye ve zekattan ele geçen deve ve hayvanları, devlet başkanının muhafaza etmeyi üstlendiği bazı kimsesiz hayvanları ve insanlardan gelebilecek zarardan korumak amacıyla elinde bulunan zayıf davarları otlatmak için bu gibi yerleri himaye altına alma hakları vardır. Bunu, Ebu Hanife ve iki görüşünden en sahih olanına göre İmam Şafii söylemiştir. Çünkü Hz. Ömer ve Hz. Osman bu minvalde bizzat himaye altına almışlardır. Bu, ashabı kiram arasında da şöhret bulmuş bir husustur ve bu bağlamda onlara karşı çıkan da olmamıştır; dolayısıyla bu bir icma halini almış oldu.

Eslem’den şöyle nakledilmiştir: “Hz. Ömer b. el-Hattab (radıyallahu anh), Huney diye isimlendirilen bir kölesini himaye altına aldığı yerde görevlendirdi ve ona şöyle dedi: Ey Huney! Sen Müslümanlara karşı iyi davran. Onlara herhangi bir şekilde zarar verme. Müslümanların bedduasından da sakın. Çünkü mazlumun duası kabul edilir. Sureyma ve guneyme sahibini oraya al, sakın İbn Avf ile İbn Affan’ın davarlarını oraya alma (çünkü zengin kimselerdir.) Çünkü onların davarları helak olacak dahi olsalar, geride hurmalıkları, ekinleri vardır. Sureyma ve guneyme sahiplerinin davarları telef olacak olursa yanıma çoluk-çocuğu ile gelir ve: Ey Müminlerin emiri! Ben onları böyle mi bırakayım? Baban olmayasıca diyecek olsa ben ne yaparım? Su ve ot, benim için altın ve gümüş vermekten daha kolaydır. Allah’a yemin olsun ki, onlar benim kendilerine zulmettiğim görüşündedirler. Zira bu yerler, onlara ait topraklarıdır. Cahiliye döneminde o topraklar için savaştılar. İslam döneminde de o topraklar üzerinde Müslüman olarak bulunuyorlar. Nefsim elinde olana yemin olsun ki, eğer Yüce Allah yolunda sırtıma yük vurduğum mal olmasaydı, onların topraklarından aleyhlerine bir karış toprağı dahi himayeye almazdım.”

Bu ise onlardan sirayet eden bir icma demektir. Zira Müslümanların maslahatına uygun olan bir konuda devlet başkanları, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in makamını temsil etmektedirler. Kendi menfaatleri için himaye altına almaya gelince bu, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kendisi için himaye etmesi konusuyla ayrılır. Çünkü onun ıslah edişi, Müslümanları ıslahına avdet eder. Onun malı da yine Müslümanlar hakkında verilirdi. Bu haliyle devlet başkanlarından ayrılmış olmaktadır. O devlet başkanları ise Müslümanların ıslahı noktasında aynı seviyede yer almaktadırlar. Bu bağlamda onların himaye altına almaları mevzu bahis olamaz ancak Müslümanlara bir zarar ve darlık söz konusu olmayacak kadar himaye altına almaları mümkündür. Çünkü himaye noktasında bunun caiz oluşu sadece bir maslahat açısından mümkündür. Halbuki insanlara yansıyacak olan zararı daha fazla olması durumu, maslahat olmaz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ikta-parsellenmis-araziler/,https://kutsalayet.de/sulara-dair-hukumler/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız