Malın bekası yanında -yeme ve içme maddeleri gibi- kendisiyle istifade edilmeyen şeyler. Çünkü kira sadece menfaat içeren maddelerde söz konusu olmaktadır. Bu maddelerle ise -kendilerinin telefi müstesna- istifade edilememektedir. Koklanması sebebiyle gül ve benzeri çiçeklerin, geride artık koku özelliği verememeleri nedeniyle kiraya verilmeleri de caiz değildir. Çünkü bunlar, yakın zaman içerisinde telef olacaklarından dolayı yiyecek maddelerine benzemektedirler.
Sütlerini almak için koyunun, devenin ve ineğin kiralanması da caiz değildir. (Başkasına ait) bir yavru hayvanı, bunlarla emzirmek için yahut bunların yünlerinden istifade etmek için kiralanmaları da caiz değildir. Meyvelerini almak yahut malından almak amacıyla bir ağacın kiralanması da caiz değildir.
Döl hayvanının (dişisini aşılaması için) kiralanması caiz değildir. Bu, Şafii mezhebine, rey ashabına ve Ebu Sevr’e göredir. Çünkü “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), döl hayvanının dişisini aşılaması karşılığında kiraya verilmesini yasakladı.” Bir lafzı da şöyledir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), erkek develerin menisi (döllemesi) karşılığında ücret almayı men etmiştir.”
Çünkü bundan maksat, yavrunun kendinden yaratılıp dünyaya geldiği sudur, menidir. Böylelikle kira akdi, gaipte olan (henüz meydana olmayan) bir malın elde edilmesi şeklinde baş gösterdiğinden, bu caiz değildir. Nitekim bu, tıpkı sütünü almak için koyunun kiralanmasına benzemektedir. Şüphesiz bu daha evladır; çünkü bu su/meni, kıymeti olmayan bir şeydir, (kiraya verilmesi) de haramdır. Bunun karşılığında bir bedelin alınması da caiz değildir; zira leş ve kan gibi kabul edilir.
Zina, yas/ağıt ve müzik gibi menfaati haram sayılan şeyler. Bunların icra edilmesi için kiralanması caiz değildir. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii, Ebu Hanife, onun iki arkadaşı (Ebu Yusuf ve Muhammed) ve Ebu Sevr söylemiştir. Kilise veya havra inşa etmek, içki satışı yahut kumar icra etmek isteyene, bir kimsenin evini kiraya vermesi caiz değildir. Bunu, (zikri geçen) cemaat söylemiştir. Çünkü bu da haram bir ameldir ve bu nedenle kiraya vermek caiz olmaz, tıpkı kölesini fuhuş yapması için kiralamasına benzer.
Hür insan, vakıf malı, Ümmü veled ve müdebber köle gibi satılması haram olanlar. Her ne kadar bunların satılmaları haram da olsa, kiraya verilmeleri ise caizdir. Bu zikredilenlerin dışındakileri kiralamak ise haramdır.
Bunlar, ister teslim edilmesi mümkün olmayan şeyler olsun… Mesela kaçan bir köle, ürküp giden bir deve, dışlanmış bir hayvan veya gasıbı dışında kendisinden çekip alınamayacak halde gasbedilmiş bir şey olsun, fark etmez. Bunların kiraya verilmesi caiz değildir. Çünkü bunlar üzerinde akdin icra edilmiş olduğu şeyleri teslim etmeye imkân vermemektedir.
Şayet niteliği bilinmeyen şeylerden olurlarsa, bu durumda mezhebimizde zahir olan görüşe göre kiraya verilmeleri caiz değildir. Yahut da bir faydası bulunmayan şeyler… Mesela yırtıcı hayvanlar yahut avlanmak için uygun olmayan kuşlar böyledir.
Fayda ve menfaati teslim edilemeyen şeylerin kiraya verilmesi de caiz olmaz, ister bunların satışı caiz olsun yahut olmasın, fark etmez. Mesela filan evin filan kimsede bir seneliğine kirada olduğunun iddia edilmesi ve ev sahibinin de buna dair egemen olması durumu… Böyle bir şey baş göstermiş olursa, o sene içinde o evi kiraya vermesi caiz olmaz; ancak onu gasbetmesi yahut onu ev sahibinden alabilmeye gücünün yetmesi başkadır.
(Hanbeli mezhebine bağlı olan) arkadaşlarımız derler ki: İki ortak birlikte kiralamadıkları sürece, hissedar oldukları bir malın ortaktan başkası için kiraya verilmesi caiz olmaz. Bu, Ebu Hanife ve Züfer’in görüşüdür. Çünkü o malı, ancak ortağının payını kendisine vermek şekliyle teslim edebilir. Onun ortağının malında velayet etme hakkı yoktur.
Ebu Hafs el-Akberi ise bunun caiz olduğu görüşünü tercih etmiştir. Nitekim İmam Ahmed de bu görüşe dair bir imada bulunmuştur. Bu, aynı zamanda İmam Malik, İmam Şafii, Ebu Yusuf ve Muhammed’in de görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü bu mal bilinir olduğundan, satılması da caizdir; öyleyse kiraya verilmesi de caiz olur, tıpkı hissesi ayrılmış mal gibi kabul edilir.