"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kira konusundaki ivaz

Kira’nın ivazında şart koşulan husus, bunun malum olmasıdır. el-Muvaffak: Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz, demiştir. Bu noktada -alışveriş konusunda olduğu gibi- rü’yet yahut vasfını bilmeye ihtiyaç duyulur, bunlara itibar edilir. Eğer söz konusu olan ivaz (bedel ve karşılık) miktar olmaksızın, bir yığın şeklinde bulunması gibi sadece görülmesiyle biliniyor olursa, o takdirde iki vecihte olması muhtemeldir ki, bu yönüyle ikisi de caiz sayılır. Zira bu halde kendisiyle alışverişin caiz olduğu malum bir ivaz hükmünde sayıldığından, sanki miktarı biliniyormuş gibi kiraya verilmesi de caiz olur. İkincisi ise caiz olmaz. Çünkü bu halde o yığının telef olmasından sonra akdin fesholması muhtemeldir; zira ne kadar döneceğini bilmemektedir. Bu durumda miktarının bilinmesi şart koşulur, tıpkı hakkında teslim edilen malın ivazı gibi sayılır. el-Muvaffak der ki: Birincisi daha evladır… Sonra her ikisi arasındaki ayrıma gelince, burada söz konusu olan menfaat, ayni mallar mecrasında akıp gider; çünkü bu, halihazırda bulunan ayni mala taalluk eder. Selem ise hazırda olmayan mala taalluk eder, bu nedenle ayrıma tabi tutulurlar. İmam Şafii’nin de bu konu hakkında bizim zikrettiğimiz görüşe benzer görüşü gelmiştir.

Semen olarak alışverişte caiz olan her şey, ivaz olarak da kira konusunda caizdir. Çünkü kira karşılıklı bir ivaz akdidir, bu yönüyle alışverişe benzemektedir. Buna göre söz konusu ivazın ayni mal olması ve diğer taraftan da menfaat içermesi caizdir. Bu ister, bir menfaatin evin menfaatine cinsi olarak kiraya verilmesi olsun, isterse köle menfaatine karşılık evin menfaati olarak kiraya verilmesi gibi farklı şekilde olsun, durum aynıdır. Bunu, İmam Şafii söylemiştir. Zira Yüce Allah buyurur ki: “(Şuayb) dedi ki: Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum.” (Kasas Suresi 27) Burada nikahı kira’ya bir ivaz kılmış oldu.

Nakledildiği üzere Ebu Hanife ise şöyle demiştir: Bir evin başka bir eve karşılık olarak kiraya verilmesi caiz değildir. Menfaatin cinsinin farklı olması halinde ancak bu caiz olur. Mesela hayvan menfaatine karşılık, evi kiraya vermek gibi… Zira ona göre cins olması vade olmasını haram eder. Sevri ise vasıflı olan yiyeceklerle kiraya verilmesini kerih görmüştür. Doğrusu ise bunun caiz olduğudur. Bu da İshak ve rey ashabının görüşünü, İmam Şafii’nin ise kıyasını oluşturmaktadır. Çünkü bu bir ivazdır ve alışveriş konusunda caizdir; dolayısıyla altın ve gümüş gibi kira konusunda da caiz olur.

Ebu Hanife’nin ifade ettiği açıklama ise doğru değildir. Çünkü icare/kira konusundaki menfaatler, vade konuları takdirinde değildir. Eğer vade olsaydı, o zaman iki cins hakkında caiz olmazdı. Zira o zaman borca karşılık, borç alışverişinin kiraya verilmesi demek olur.

Bir çobanı üçte bir dirheme mukabil olarak koyuna bakmak üzere kiralasa, yün ve tüylerini yolsa yahut yarısına veya hepsini bu minvalde icra etse bu caiz olmaz. el-Muvaffak der ki: Bu noktada muhalefet edenin olduğunu bilmiyorum. Çünkü buradaki ivaz, meçhuldür, ortada yoktur. Mevcut olup olmadığını da bilmemektedir? Aslolan mevcut olmamasıdır. Bu durumda semen olması sahih değildir.

Eğer yarısı yahut bir bölümü gibi malum bir süreliğine onu kiralasa, bu durumda sahih olur. Çünkü amel/iş, ücret ve süre malumdur, bilinmektedir; dolayısıyla da sahihtir, tıpkı ücreti birkaç dirhem mukabilinde kiralamasına benzer. İkisi arasında hasıl olan nema ise mülk hükmünde sayılır. Çünkü bu, halihazırda bundan elde edilip kılınan parçanın mülkü sayılır; dolayısıyla da sanki satın almış gibi ona ait neması olmuş olur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kira-akdinde-soz-konusu-olan-is-ve-sure-kira-iki-kisma-ayrilir/,https://kutsalayet.de/akit-sebebiyle-faydali-seylerin-mulk-edinilmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız