Birincisi: Bir süreye göre akdedilmesi. İkincisi ise: Duvar inşa etmek, gömlek dikmek ve belli bir yere (bir eşyayı) taşımak gibi malum bir iş üzere akdedilmesidir. Buna göre eğer kiracının -hayvanın bakımı gibi- kendisine ait bir işi varsa bu noktada iki türlü caiz olur. Çünkü kendisine ait işi vardır ve buna göre faydası da takdir edilir. Eğer ev, arazi gibi kendisine ait işi yoksa o zaman süreye göre olması dışında bu caiz olmaz.
Süre ne zaman takdir edilecek olursa, o zaman iş ve amelin takdiri caiz olmaz. Bunu, Ebu Hanife ve İmam Şafii söylemiştir. Zira her ikisi arasında baş gösterecek olan sürenin fazlalığı garar’a (aldatmaya) sürükleyebilir. Çünkü kimi zaman sürenin bitiminden önce iş bitmiş olabilmektedir. Sürenin kalan kısmını kullanacak olursa, bu durumda akdin vaki olduğu şeyin üzerine ziyade de bulunmuş olur. İş görmeyecek olursa, o zaman da sürenin bir kısmında işi terk etmiş sayılacaktır. Bazen de süre içerisinde icra edilen amel ve iş bitmeyebilmektedir. Bu işi tamamlayacak olursa, bu süre dışında onu icra eder. İş göremeyecek olursa o zaman da akdin vaki olduğu şeyi yerine getirmiş olmaz. Bu ise bir tür aldatma sayılır, kaçınılması ise mümkündür. Anlaşma yerinde bunun benzeri bir tablo mevcut olmadığından dolayı, haliyle akit de bununla beraber caiz olmaz.
İmam Ahmed’den söz konusu olan iş ve amelin birlikte takdir edilmesinin caiz olduğuna delalet eden görüşü nakledilmiştir. Bu, Ebu Yusuf ve Muhammed b. el-Hasen’in görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü kira, iş ve amel üzere akdedilmiş, süre ise hemen ifa edilmesi için zikredilmiştir; dolayısıyla buna bir engel teşkil etmemektedir. Buna göre iş, söz konusu süre bitmeden evvel bitecek olursa, sürenin geri kalan kısmında da işe devam etmesi gerekli değildir. Çünkü işini süresinden evvel olmak üzere yerine getirmiştir; dolayısıyla başka bir şeyi yapması gerekmez. Bu, tıpkı vaktinden evvel borcun ödenmesine benzer. Şayet işe başlamadan evvel süre bitecek olursa, bu durumda kiracının kira akdini feshetme hakkı doğar. Çünkü kiraya veren şahıs kiraya dair şartları yerine getirmiş değildir. Eğer o geri kalan durumdan memnun kalırsa, o zaman kiraya veren kişi (yani mal sahibi) akdi feshetmeye hak sahibi olamaz. Çünkü şartları ihlal eden bizzat o olmuştur, bu nedenle akdin feshedilmesine vesile olamaz. Tıpkı vakti içinde o malı yerine getirmesinin imkansız olması halinde, o malı teslim edememesi sebebiyle akdi feshetmeye malik olamamasına benzer. Bu durumda o akde ancak malı teslim alacak olan şahıs malik olur.
Akdin devam etmesini tercih ederse, sadece söz konusu olan o işi icra etmeyi talep eder, başkasını etmez. Tıpkı malın teslim edilmesinin imkansız olması durumunda o malı teslim alacak olan şahsın, malın mevcut olmasına değin sabretmesine benzer ki, haliyle malın teslim edilmesinden daha fazlasına hak sahibi değildir. Şayet amelin herhangi bir kısmının icra edilmesinden evvel akdi feshedecek olursa, ücret ve iş sakıt olur. Ama amelin bir kısmının icra edilmesinden sonra feshedecek olursa, o takdirde ona ecri misli verilir.