"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Arazinin Kiraya Verilmesi

Arazinin gümüş, altın ve diğer ticari mallar karşılığında kiraya verilmesi caizdir. İlim ehlinin çoğunluğunun görüşüne göre, ister bu ticari eşyalar yiyecek cinsten olsun, fark etmez.
İbn Munzir şöyle der: İlim ehlinin geneli, arazinin altın ve gümüş karşılığında belli bir süreliğine kiraya vermenin caiz olduğu noktasında icma etmişlerdir. Bunu, İmam Malik, Leys, İmam Şafii, İshak, Ebu Sevr ve rey ashabı söylemiştir. Çünkü Rafi: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bize altın ve gümüş karşılığında araziyi kiralamaktan men etmedi.” demiştir.
Hadis hakkında Buhari ve Müslim, bu hadis hakkında ittifak etmiştir. Müslim’in rivayeti ise şöyledir: “Malum olup tazmin edilmiş bir şeye gelince, bunda ise bir sakınca yoktur.”
Zira altın ve gümüş, bekası yanında mübah faydaların elde edilmesinin imkan bulması noktasında birer mal sayılırlar, öyleyse semen, ev, vb. gibi mallarla arazinin kiraya verilmesi caizdir. Ticari mallardaki hükmü, semenler konusundaki hükmü ile aynıdır.

Yiyecek maddesiyle arazinin kiraya verilmesine gelirsek, bu da üç kısma ayrılmaktadır:

Birincisi: Malum şekliyle kapsam dışına çıkmayan yiyecek türü şeylerle arazinin kiraya verilmesidir ki bu, caizdir. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir. Bu, içlerinde İmam Şafii, Ebu Sevr ve rey ashabının da yer aldığı ilim ehlinin çoğunluğunun görüşüdür. Zira Rafi’in: “Malum olup tazmin edilmiş bir şeye gelince, bunda ise bir sakınca yoktur.” kavli buna işaret etmektedir. Bunun yanında belli ve tazmin edilmiş bir ivaz (karşılık) olduğundan dolayı, riba’ya bir kapı aralamak anlamına gelmez. Öyleyse -semenlerle kiraya verilmesinde olduğu gibi- bu şekilde kiraya verilmesi caizdir.
İmam Malik ise bunu menetmiştir. İmam Ahmed’den ise: Belki o yiyecek malları heba eder, dediği rivayet edilmiştir. el-Kadı (İyaz) ise şöyle demiştir: Bu görüşü İmam Ahmed’in korku (takva) yoluyla söylediği bir görüşüdür. Onun mezhebi, bunun caiz olduğu yönde gelmiştir. İmam Malik’in öne sürdüğü delil ise Rafi’in, amcazadelerinden birisinden nakilde bulunduğu rivayettir. O der ki: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), bizleri, bize faydası olan bir işten nehyetti. Allah’a ve Rasulüne itaat etmek daha faydalıdır. Allah’ın elçisi araziyi muhakale yapmamızı ve tarlaları mahsulün üçte biri, dörtte biri yahut isimlendirilen bir miktar mahsul mukabilinde kiraya vermeyi yasakladı.”
Buna dair açıklamalar, Müzaraa konusunun başında geçmişti. Bunun kiraya verilmesinin yasaklanmış olması muhtemelen bunun kapsamı dışında olması sebebiyledir ve yine muhtemeldir ki söz konusu yasak, dörtte birlik yahut vesk miktarı olarak kiralanmış olmasındandır.

İkincisi: Arazide tarımı ve ekimi yapılan cinsinden olmak üzere malum yiyecek karşılığında arazinin kiraya verilmesi. Mesela tarlanın ekimi için iki kafazan miktarı buğday karşılığı kiraya vermek. Ebu’l Hattab der ki: Bunun hakkında iki görüş yer almaktadır:

O vakit yasak olur. Nitekim el-Kadı’nın bunun bir mezhebe dair görüş olduğunu söylediği İmam Malik’e ait olan kavlidir. Zikri geçen ifadelerde buna değinilmişti. Bu, müzaraa akdine malum bir şeyle ondan hariç olarak vesile kılmak demektir. Çünkü onun yerine bunu saymıştır, mesela: “Senin tarlandır yahut seni bu noktada kiraladım.” demesi gibidir. Bu durumda kira lafzı ile müzaraa akdine dönüşmüş olur, vesileler ise muteber kabul edilir.
Bu durumda caizdir. Bunu ise Ebu’l Hattab tercih etmiştir. Bu, Ebu Hanife ile Şafii mezhebinin görüşüdür. Birinci kısımda buna dair açıklamalar geçmişti. Zira yiyecek olmayan maddelerle de arazinin kiraya verilmesi caiz olduğuna göre, bunlarla da caiz olur.
Üçüncüsü: Haricinden olmak üzere arazinin bir parçası ile mesela yarısı, üçte biri, dörtte biri şeklinde arazinin kiraya verilmesi. İmam Ahmed’den bunun caiz olduğu nakledilmiştir. Arkadaşlarımızın çoğunun görüşü de bu yöndedir.
Ebu’l Hattab ise bunun sahih olmayacağı görüşünü tercih etmiştir. Bu, Ebu Hanife ile İmam Şafii’nin görüşünü oluşturmaktadır.
el-Muvaffak (İbn Kudâme) şöyle demiştir: İnşallah doğrusu da budur. Zira yasak konusunda hadisler geçmişti, hadisler aralarında bir çelişki ise bulunmamaktadır. Şüphesiz bu, meçhul olan bir karşılık şeklinde icra edilen bir kira olduğu için sahih değildir. Tıpkı başka bir araziden çıkan üçte birlik bölümün kiraya verilmesine benzemektedir. Bunun yanında nemasının bir bölümü ile malın aynı hakkında kiraya vermek demek olur ki, bu da diğer ayni mallarda olduğu gibi caiz değildir. Çünkü bunun caiz olduğuna dair bir nas olmadığı gibi, nas ile belirlenen deliller üzere kıyas edilmesi de mümkün değildir. Nitekim nasla belirlenmiş olanlar, ancak bu şekilde kiraya verilmesinin yasak olduğu yönünde varit olmuştur. Bunun caiz olduğu yönünde ise bir nas bilmiyoruz.
Nasların ortaya koyduğu altın, gümüş yahut malum olup tazmin edilmiş şeylerle kiralanmasının caiz olduğu yöndedir. Bu (yiyecek) ise böyle değildir.
İmam Ahmed’in caiz olduğuna dair görüşüne gelirsek, anlaşılan şu ki o bunu kira lafzı ile müzaraa’ya hamletmiştir. Dolayısıyla bunun cevazı, gerekliliği, işçi ile arazi sahibine gerekli olan hususlar ve diğer ahkamlar bakımından hükmü, müzaraa hükmü gibi sayılmaktadır. Allah, en iyisini bilir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/musakat-ve-muzaraa-akdinde-one-surulen-fasit-sartlar/,https://kutsalayet.de/icar-nedir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız