Ebu’l Hattab, mevcut ürünlerde söz konusu olan müsakat akdi hakkında iki görüşün olduğunu zikretmiştir:
1) Bu durumda caizdir. Bu, İmam Malik, Ebu Yusuf, Muhammed, Ebu Sevr ve iki görüşünden birisine göre İmam Şafii’nin kavlidir. Çünkü aldatma ihtimalinin yüksek olduğu madum (o yerde olmayan) ürünlerde dahi bu caiz olduğuna göre, o zaman ürünlerin mevcut ve aldatmanın az olduğu bu tür durumlarda ise bu daha evladır. Bu, sadece amel ve emek bakiyesi sebebiyle meyvenin artış gösterdiği, aşılama, sulama ve meyvelerle ürünlerin bakıma tabi tutulması gibi etkenler söz konusu olduğunda sahih olur. Ama kurutulması vb. gibi kendisiyle meyvenin artış göstermediği etkenler baş gösterirse –ihtilafsız olarak– bu caiz olmaz.
2) Bu durumda caiz değildir. Bu ise İmam Şafii’nin ikinci görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü bu noktada bir nas yoktur ve bu anlama gelecek bir ifade de yoktur. Bir de bu durum, mevcut bir ivaz şeklindeki akde hak sahibi olmaya götürmekte, söz konusu mülk ise malın sahibinden çıkıp müsakat işini yapan şahsa intikal etmektedir. Bu ise henüz olgunlaşması tamamlanmadan ürünün satılması gibidir, sahih değildir. Halbuki şeriat, bu durumda amilin (işçinin) mevcut bir ivaz şeklinde kendisinin hak sahibi olmayacağı bir vech ile bunu ibraz eder. Söz konusu mülk ise mal sahibinden çıkmaz ve başka bir yere intikal etmez. İkisine ait mallarında mevcut nema/artış ise ancak şart koşmaları durumunda ortaya çıkar. Bu duruma muhalefet etmek caiz olmayacağı gibi, bu minvalde manası üzere akit gerçekleştirmenin sabitesi de olmaz. Henüz olgunlaşması tamamlanmadan ürünün satılması gibi sayılır.