"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kimin ikrarı geçerlidir

İkrar, ancak aklı başında, tercih melekesi gelişmiş kimse hakkında geçerlidir. Çocuk ve deliye, uykuda olan ve bayılmış olan kimseye gelince, bu durumda iken ikrarları geçerli değildir.
el-Muvaffak (İbn Kudâme): Bu noktada bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz, demiştir.
Temyiz çağına ermiş olan çocuğa gelince, şayet o hacr altına alınmış ise o zaman ikrarı sahih olmaz. Kendisine izin verilmiş ise bu durumda hakkında izin verildiği kadarıyla ikrarı sahih olur. Bu, Ebu Hanife’nin kavlini oluşturur. Çünkü o, bu durumda kendi seçimi bulunan, aklı başında kimse sayılmış olur, tasarrufu da geçerlidir; dolayısıyla buluğ çağına girmiş kimse gibi ikrarı da sahih olur.
İmam Şafii ise: Bu durumda ikrarı sahih olmaz; çünkü henüz baliğ değildir ve bu yönüyle çocuğa benzemektedir. Bunun yanında -çocukta olduğu gibi- ne şahitliği ve ne de rivayeti kabul edilir, demiştir. Mübah bir sebebe yahut mazerete binaen aklı giden bir kimse, delinin hükmü gibi kabul edilir, ihtilafsız olarak onun ikrarına kulak verilmez. Sarhoş yahut ihtiyaç duymadan kasıtlı olarak aklını götürecek bir şeyi içen kimse gibi bir ma’siyet sebebiyle aklı gitmiş olursa, o takdirde ikrarı sahih olmaz.
Nitekim bu durumda iken (karısını) boşamasının vaki olmasına binaen bunun sahih olacağı çıkartılmıştır. Bu da İmam Şafii tarafından ifade edilmiştir. Çünkü onun fiilleri, bunu gerçekten icra etmiş kimsenin mecrasında akıp gider.
el-Muvaffak der ki: Bize göre bu kimse aklı başında sayılmadığından ikrarı da geçerli değildir. Bu kişi, delirmesi neticesinde haram bir fiili işleyen deliye benzer. Bir de sarhoş ne dediğine kesin kanaat getiremez; dolayısıyla haber verdiği şeylerde töhmet altında kalmaya devam eder. Hasılı, onun sözünün kabulünü gerektirecek ikrar anlamı yok, demektir.

İkrah altında olana gelince, onun da ikrar ederken maruz kaldığı ikrah sebebiyle ikrarı sahih değildir. Bu, Şafii mezhebinin görüşüdür. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah, ümmetimden hata ve unutarak işlenen şeylerle ikrah altında kaldıkları şeylerin vebalini kaldırmıştır.”
Çünkü bu, haksız olarak kişiyi ikrah altına alan bir söz olduğundan -alışverişte olduğu gibi- bu durumda iken ikrarı sahih değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ikrar-nedir/,https://kutsalayet.de/ikrarda-istisna-konusu/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız