"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Azledilmesi yahut ölmesi sebebiyle vekilin tasarrufunun geçersiz olması

Vekâlet, her iki taraftan olmak üzere caiz olan bir akittir. Buna göre müvekkil, istediği vakit vekilini bu görevden azledebilir. Vekilin de kendisini bu görevden azletme hakkı vardır. Aynı şekilde ikisinden birisinin ölümü yahut (geçici olmayan) tam bir deliliği söz konusu olduğu vakit de vekâlet geçersiz olur. el-Muvaffak: “Tüm bunlar hakkında bildiğimiz kadarıyla bir ihtilaf yoktur.” demiştir.

Öyleyse müvekkilin (akdi) feshetmesinden yahut ölümünden sonra vekil tasarrufta bulunacak olursa, bunu öğrenmesi hâlinde tasarrufu geçersiz olur. Azledildiğini yahut müvekkilin öldüğünü bilmiyorsa, bu hususta İmam Ahmed’den iki görüş gelmiştir. İmam Şâfiî’nin de bu yönde iki görüşü yer almaktadır. el-Harakî’nin sözünün zahirinden anlaşılan ise, azledildiğini bilsin yahut bilmesin, söz konusu tasarrufunun geçersiz olacağı yönündedir. Çünkü sahibinin rızasına bakılmaksızın bir akit ortadan kalkmış olduğundan, vekilin bilgisine de dolayısıyla bakılmayacaktır; gerek kalmayacaktır. Tıpkı boşama ve köle âzadı gibi.

İmam Ahmed’den gelen ikinci görüş ise; müvekkilin öldüğünü yahut azledildiğini bilmeden evvel o, azledilmiş sayılmaz. Çünkü bunu bilmeden önce azledilmiş olsaydı (tasarrufları geçersiz olsaydı), bunda bir tür zarar söz konusu olurdu. Hâliyle birtakım tasarruflarda bulunmuş iken, bunlar geçersiz olmuş olacaktır. Belki bu zaman zarfında bir cariye satın almıştı da müşterisi tarafından ilişkiye girilmiş olabilir yahut yemek alınmış olurdu da yenilmiş olabilir… Ve buna benzer müşteri tarafından tasarrufta bulunulmuş bazı hadiseler baş göstermiş olabilir. O zaman tazmin edilmesi gerekli olur, hem müşteri hem de vekil zarar görmüş olacaktır.

Ebû Hanîfe’den ise nakledildiğine göre; müvekkil şayet vekili azlederse —zikredildiği üzere— bunu bilmeden önce kendisi azledilmiş sayılmaz. Vekil, eğer kendisini bu görevden azlederse, bunu ancak müvekkilin hazır olduğu bir ortamda gerçekleştirebilir. Çünkü o, müvekkilin emriyle tasarruf etmeye hak sahibidir; dolayısıyla da onun yanında olmaksızın müvekkilinin emrini geri çevirmesi geçerli olmaz. Emanet bırakılan eşyanın geri çevrilmesi konusundaki emanetçinin durumu gibi kabul edilir. (Ama) buna geçen ifadelerle cevap verilmiştir.

Müvekkil yahut vekilden her biri, ne zamanki tasarruftan çıkmış olurlarsa —mesela taraflardan birisinin delirmesi yahut sefihliği sebebiyle hacr altına alınması gibi— bu durumdaki hükmü, ölmüş olma hükmü gibi değerlendirilir. Çünkü artık tasarruf etmeye malik olmayacağından, bu yönden başkası da buna malik olamaz. Vekil, iflas sebebiyle hacr altına alınırsa, o zaman vekâlet durumuna göre şekillenir; zira bu, onu tasarrufa ehil olması kapsamından çıkartmaz.

Müvekkil hacr altına alınır ve (bu hacr altına alınışı) mallarının aynî konusunda söz konusu olursa, vekâlet bâtıl olur. Çünkü kendi mallarının aynî hakkında tasarruf etmesi kopukluğa uğramış demektir. Ama anlaşmazlık, zimmetteki alışveriş, talak, hul‘ yahut da kısas konusu hakkında olursa, o zaman vekâlet durumuna göre şekillenir. Çünkü müvekkil bunlara ehil olandır; bu hususta başlangıç itibariyle niyabet edecek kimseyi de bulabilir. Vekâletin devam edebilirliği ise kopukluğa uğramaz.

Yetime velilik yapmak ve yoksullara vakıf noktasında veli olmak vb. gibi, emanet konusunda şart koşulmuş olan bir konuda eğer vekil olursa, fıskı sebebiyle azledilir. Müvekkilin fısk işlemesi durumunda, tasarruf ehliyetinden her ikisini de çıkartmış olur.

Vekâlet, eğer belirli bir vakte kayıtlı değil de mutlak olarak vaki olursa —vekâlet feshedilmediği sürece— devamlı tasarrufa maliktir yahut ondan rücu etmeye delalet eden şey mevcut demektir. Dolayısıyla karısının talakı konusunda birisini vekil kılsa sonra onunla cinsel temas kursa, bu vekâlet fesholur. Çünkü bu cinsel teması, karısına hâlen rağbet ettiğinin ve onu elinde tutmak istediğinin göstergesidir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/vekilin-kendisi-icin-satin-almasi/,https://kutsalayet.de/alisveriste-vekil-kilinmadigi-bir-seyi-vekilin-almasi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız