"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Alışverişte vekil kılınmadığı bir şeyi vekilin alması

Vekil, alışveriş yaparken müvekkilinin emrine muhalefet eder; alışverişte vekil kılınmadığı bir şeyi satın alırsa, bu durumda aldığı şeyin zimmetinde kalmasından yahut malın aynı olmasından hali olmaz. O zaman, eğer zimmetinde kalır ve ardından semeni öderse, bu alışveriş sahih olur. Çünkü onu zimmetinde bir paraya karşılık satın almış demektir; başkasına ait bir mülk ise değildir.

Şâfiî ashabı ise —iki görüşten birisine göre— bunun sahih olmayacağını belirtmiştir. Çünkü bu, müvekkilin hakkında izin vermediği ve ona ait bir akittir. Onun için sahih değildir. Sanki malının aynını satın almaya benzer, demişlerdir. Ancak, başkasının mülkünde tasarruf etmiş olmayacağından yola çıkarak, sanki başkası için niyet etmemiş olmakla bunun sahih olacağı şeklinde cevap verilmiştir.

Eğer bu sabit olacak olursa, bu durumda İmam Ahmed’den iki görüş gelmiştir:

Alışveriş, bir defa müşteri için lazım ve gereklilik arz etmektedir. Bu, Şâfiî ashabının ikinci görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü o, bu hâliyle başkasının izni olmaksızın zimmetinde onu satın almış oluyor. Öyleyse yaptığı alım-satım da ona aittir, sanki başkasına niyet etmemiş kimse gibidir.
Müvekkilin izin vermesi hususunda tevakkuf eder. Şayet ona izin verirse, bu ona gerekli olur. Zira kendisi için bunu satın almış, o da kendisine bu minvalde izin vermiştir. Öyleyse bu gerekli sayılır, sanki izniyle onu satın almış gibi kabul edilir. Ona izin vermeyecek olursa, o zaman bu vekile (ilzam) gerekli olur. Nitekim onun müvekkili zorlaması caiz olmaz; çünkü ona alışveriş noktasında izin vermiş değildir. O zaman vekile gerekli olacaktır. Çünkü alışveriş kendisinden sâdır olmuş, başkası için sabit olmamıştır. Öyleyse onun hakkında sabittir, sanki kendisi için satın almış gibi değerlendirilir. Bu hüküm, başkası hakkında, izni olmadan kişinin kendi zimmetindeki bir şeyi satın alan herkes içindir. İster kendisi için satın aldığını kasdeden vekil olsun, ister ona ait vekil olmasın, fark etmez.
Malın aynını satın alacak olur yahut izni olmadan başkasının malını satacak olursa, mezhebimize göre sahih olan görüş, bu alışverişin bâtıl olacağıdır. Bu, Şâfiî mezhebinin de görüşüdür. Mezhebimiz içinde gelen diğer görüşe göre bu alışveriş sahihtir ve malikin izni noktasında tevakkuf eder. Eğer malik izin vermemiş olursa, alışveriş bâtıl olur; izin verirse sahih olur. Çünkü Urve hadisi buna delil teşkil etmektedir. Kendisine alışveriş noktasında izin vermediği hâlde koyunu satınca, bu uygulamasını Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onaylamış ve kendisine dua etmiştir.

Birinci görüşe gelirsek; bir defa bu, akit konusunda kendisine izin verilmemiş kimsenin mala olan bir akdi sayılır ki, bu sahih değildir. Sanki küçük çocuğun malını satmaya sonra buluğa erdikten sonra buna izin vermesine benzemektedir. Bunun yanında Allah’ın Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), Hakîm b. Hizâm’a:
“Yanında bulunmayan şeyi satma.” (Bkz. Tirmizî, Büyû‘, 12) buyurmuştur.

Yani: “Malik olmadığın şeyi satma.” demektir.

Urve hadisine gelince; muhtemelen kendisi mutlak olarak vekil kılınmıştı. Zira malı satın alması, onu teslim etmesi ve parasını alması buna delil teşkil etmektedir. Bu ise —ittifakla— kendisine izin verilmemiş olan kimse hakkında caiz olmaz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/azledilmesi-yahut-olmesi-sebebiyle-vekilin-tasarrufunun-gecersiz-olmasi/,https://kutsalayet.de/vekilin-tasarruftan-malik-olamadigi-seyler/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız