"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müvekkilin gıyabında işi icra etmek ve uygulamak

Vekâleti câiz olan her şeyin, müvekkilin huzurunda ve gıyabında uygulanması da câizdir. Bunu İmam Ahmed ifade etmiştir. Bu, Mâlikî mezhebinin görüşünü oluşturmaktadır. Bazı arkadaşlarımız ise, kısasın yerine getirilmesinde bunun câiz olmayacağını söylemişlerdir. Müvekkilin gıyabında söz konusu olan kazf haddi konusunda ise İmam Ahmed imada bulunmuştur. Bu ise Ebû Hanîfe ve bazı Şâfiîlerin görüşüdür. Çünkü muhtemeldir ki müvekkil o ortamda bulunmadığından, bunu bağışlar da bu şekilde had düşmüş olur. Bu ihtimal bir şüphedir ve haddin uygulanmasını engeller. Bir de bağışlamak teşvik edilmiştir; o ortamda hazır olsaydı belki de ondan merhamet dileyecekti ve o da kendisini bağışlayacaktı.

Birinci görüş, mezhebimizin zâhir görüşünü oluşturmaktadır. Zira müvekkilin huzurunda uygulanması câiz olan şeyin, onun gıyabında da uygulanması câizdir; tıpkı hadler ve diğer haklar konusunda olduğu gibi. Bunun yanında onu bağışlaması ihtimali uzak bir ihtimaldir. Görülen o ki, şayet onu affetmiş olsaydı, o zaman onu bağışladığını ve bunu kendisine bildirmesi için vekilini gönderirdi. Asıl olan ise affetmemektir; öyleyse böyle bir ihtimalin etkisi de yoktur. Bu nedenledir ki şahitlikten geri dönme ihtimali sebebiyle yahut hükmün içtihadının değişmesine karşı, hadlerin şahitlerin hazır bulunması neticesinde uygulanmasında ihtiyatlı olmak mümkün değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/haklarin-talep-edilmesinde-vekalet-vermek/,https://kutsalayet.de/vekalet-akdinin-sigasi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız