Ebdan şirketinin manası; iki yahut daha çok kimsenin elleriyle kazanç elde etmeleri suretiyle şirket kurup ortak olmalarıdır. Mesela, sanatlarını bir arada ortaklaşa icra ettikleri sanayi ortaklığı gibi. Yüce Allah, bunda kendilerine neyi rızık olarak bahşetmiş ise, bunda onlar ortaktırlar. Mübah yolla kazanç elde ettikleri odun, ot, meyve, dağlardan elde edilen ürünler, madenler ve Dârü’l-Harp (düşman memleketi) de casusluk yapmak gibi şeylerde ortak olmuş olurlarsa, bu caizdir. Bunu, İmam Malik söylemiştir. Çünkü bu hususta Abdullah b. Mesud’un rivayet ettiğine göre, o şöyle demiştir: “Ben, Ammar ve Sa’d, Bedir günü ele geçireceğimiz (ganimet) de ortak olmayı kararlaştırdık. Sa’d iki esir getirdi, Ammar ve ben ise bir şey getiremedik.” İşte bu amel, mudarebe ortaklığının iki yönünden birisini oluşturmaktadır; dolayısıyla da -malda olduğu gibi- bunun üzerinde ortak olmak sahih ve geçerlidir.
Ebu Hanife ise bu ortaklığın zanaat ve meslek ortaklığında geçerli olacağını, ot ve ganimet malı edinmek gibi mübah olan (diğer) kazançlardaki ortaklığın sahih olmayacağını; çünkü şirketten kasdın vekalet olduğu, bu konularda ise vekaletin geçerli olmayacağını, bunları almakla ancak bunlara malik olmuş sayılacağını ifade etmiştir.
el-Muvaffak (İbn Kudâme) der ki: Bu hadis de yine Ebu Hanife’nin aleyhine bir delil teşkil etmektedir. Çünkü onlar (sahabe), mübah olan bir konuda ortak olmuş ve hatta sanayi üzerine olmadığı halde ortaklık yapmışlardır. Halbuki o, buna engel teşkil etmektedir; ancak (hadiste yer alan) o iki sahabe mübah bir kazanç noktasında bizzat ortak olmuşlardı. Bu durumda sanki terzilik ve berberlik konusunda ortak olan kimseler gibi kabul edilirler. Vekaletin mübah konularda sahih olmayacağı ifadesini ise kabul edemeyiz. Çünkü bunun yerine ücretiyle tahsilde bulunmak bile geçerlidir. Aynı şekilde ortaklardan birisinin bağışlaması durumunda bile bu, ivazsız olarak sahih ve geçerli olur; tıpkı malının satışında vekil kılmak gibi sayılır.
İmam Şafii ise şöyle der: Ebdan şirketi tamamıyla fasittir. Çünkü mal olmadan yapılan bir ortaklıktır; bu nedenle de sahih değildir. Bu, zanaat ve meslek işlerinin farklı olması gibi sayılır. (Ancak) buna, geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.
Zanaat ve meslek işlerinin bir arada olması durumunda ebdan şirketi sahihtir. Farklı olması durumuna gelirsek, bu noktada Ebu’l-Hattâb: “Bu, sahih değildir.” demiştir. Nitekim İmam Malik’in görüşü de bu yöndedir. Çünkü bu ortaklıktan maksat, her iki tarafın da kabul ettiği söz konusu amelin, her iki taraf için de gerekli (birlikte kabul edilmiş) olması ve tarafların da bunu talep etmiş olmasıdır. Dolayısıyla taraflardan birisi zanaatları farklı olduğu halde bir şeyi kabul edecek olursa, diğerinin (o zanaatı bilmemesinden dolayı) onu yerine getirmesi mümkün olmaz. Öyleyse ona ameli nasıl gerekli saymış olacak? Yahut da güç yetirmediği halde o, talep ettiği şeyi nasıl elde edecek?
el-Kâdı (İyaz) der ki: Onun bu noktadaki ortaklığı geçerli olur; çünkü her ikisi de mübah olan bir kazanç hakkında ortaklık yapmışlardır; dolayısıyla da sahihtir, zanaatları bir aradaymış gibi kabul edilir. Bir de kimi zaman birlikte bulunan zanaatlarda, taraflardan birisi diğerinden daha mahir ve usta olabilmektedir. Kimi zaman diğerinin yapamadığı iş ve ameli, diğerinin kabul edebileceği kimse olabilmektedir. Bu ise o ortaklığın sıhhatine bir zarar vermez. Aynı şekilde iki zanaatın farklı olması da böyledir.
“Ortağının kabul ettiğini diğerinin de kabul etmesi gerekir.” sözlerine gelince, el-Kâdı şöyle demiştir: Bunun gerekli olmaması muhtemeldir. Çünkü her ikisi de vekil kimseler gibi kabul edilirler; çünkü buna dair delil, mübah konulardaki ortaklıklarının sahih olduğu ve bunda bir tazminin gerekli olmadığıdır. Şayet biz: “Gerekli olmalıdır.” dersek, o zaman bunun ücretle tahsil edilmesine yahut da ameliyle ona bağış vermiş olana olanak sağlar. Bunun sahih olacağına delalet eden bir husus da, şayet ikisinden birisi: “Ben kabul ediyorum, sen de amel et, çalış.” demesi neticesinde, söz konusu ortaklığın sahih olacağı ve her iki tarafın da diğerinin ameli olmaksızın amel etmiş olacağıdır.