"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Tazmin edenin, eda ettiği şeyler noktasında kendisinden tazmin olunan kişiye rücu etmesi

Kendisine rücu etme niyeti olmaksızın, bağış olarak borcu ödeyecek olursa, bu durumda bir şeyi rücu etmiş sayılmaz. Çünkü bunu vermekle tetavvu (gönülden) bir iş yapmış olur ve bu haliyle sadakaya benzemektedir. İster onun emriyle, ister başkasının emriyle tazmin etmiş olsun, fark etmez.

Ama rücu etmek niyetiyle onu eda etmişse, o zaman şu dört durumdan biri söz konusu olur:

Birinci durum:
Kendisinden tazmin olunan kişinin emriyle kefalet/tazmin etmesi ve onun emri sebebiyle eda etmesidir. Bu durumda onun üzerine rücu eder. İster ona “Benim için tazmin et” yahut “Benim yerime öde” desin, yahut da onu serbest bıraksın. Bunu İmam Malik, İmam Şafii ve Ebu Yusuf söylemiştir.

Ebu Hanife ve Muhammed ise şöyle demiştir: Eğer “Benim yerime tazmin et, benim yerime öde” derse, bu onun üzerine rücu eder. Fakat sadece “Bunu öde” derse, onun üzerine rücu etmez. Ancak tazmin eden ona karışmış (yani ondan borç istemiş) olur, yanında iken bunu eda etmişse, o zaman başka… Çünkü “Benim yerime tazmin et, benim yerime öde” sözü ondan hak ile sadır olan bir ikrar sayılır. “Bunu öde” ifadesi ise mutlak bırakılırsa, bu “hediye et” ya da “gönlünden ver” gibi kabul edilir. Eğer tazmin eden ona karışmışsa, istihsan açısından rücu eder. Zira ondan ödemesini isteyip emretmiş olması muhtemeldir. Bu da “Benim için tazmin et” demeye benzer. Onların söyledikleri doğru değildir. Çünkü tazmini emretmesi, ancak kendisi bulunmadığı için olmuştur. Nitekim ödemeyi emretmesi, tazmin ettiği şeye dönüştürülür ve bu durumda da —açıkça söylemiş gibi— onu eda etmesi vacip olur.

İkinci durum:
Emriyle tazmin eder ve emri olmadan onu öderse, yine onun üzerine rücu eder. Bunu İmam Malik ve İmam Şafii’nin bir görüşü söylemiştir. Şafii’nin ikinci görüşüne göre bu durumda rücu etmez. Çünkü onun emriyle ödeme yapmak, bağış yapmak gibidir. Üçüncü görüşe göre ise, eğer rücu mümkün değilse kendisi öder; aksi takdirde ödemez.

Birinci görüşe göre, tazmine izin verirse bu eda noktasında tazmin olur ve onun üzerine rücu eder. Bu, açıkça eda ettiğine dair izin vermesi gibidir.

Üçüncü durum:
Emri olmaksızın tazmin eder ve emriyle öderse, yine onun üzerine rücu eder. Şafii mezhebinin zahirine göre ise rücu etmez. Çünkü ödeme izni, tazmine değil, yalnızca edaya yönelmiş olur. İlk görüşe göre, borcu onun emriyle eda etmiş olur ve rücu eder. Onların “ödeme izni yalnız edaya yönelmiştir” sözüne cevaben: Tazmin edenin borcu eda etmesi vacip hale gelir ve onun bedelini istemesi meşru olur.

Dördüncü durum:
Emri olmadan tazmin eder ve emri olmadan öderse, bu konuda iki görüş vardır:
Birincisi: Eda ettiği ona rücu eder. Bu, İmam Malik ile İshak’ın görüşüdür.
İkincisi: Rücu etmez. Bu ise Ebu Hanife ve İmam Şafii’nin görüşüdür.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kendisinden-tazmin-olunan-kisi-ancak-eda-etmekle-beri-olur/,https://kutsalayet.de/insani-kefil-kilmak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız