"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kendisinden tazmin olunan kişi ancak eda etmekle beri olur

Kabzetmeden önce havale verenin bizzat havalesiyle beri olduğu gibi, kendisinden tazmin olunan kişi (mazmun-u anh) de, tazminin kendisiyle beri olur. Belki tazmin olunan kişinin zimmetinde bunun kalmasıyla beraber, tazmin edenin zimmetinde de hak sabit olup kalmaktadır. Hak sahibi ise bu ikisinden dilediği kimse hakkında —hayatta bulunsun yahut ölümünden sonra olsun— talepte bulunma hakkına sahiptir. Bunu, Sevri, İmam Şafii, İshak, Ebu Ubeyd ve rey ashabı söylemiştir. Çünkü bu noktada Ebu Hureyre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den şunu nakletmiştir: “Müminin nefsi, borcunu ödeyinceye kadar borcuna bağlıdır.” Ebu Katade hadisinde ise, borcunu ödediğini haber verdikten sonra: “İşte şimdi onun derisi (ateşten) kurtuldu.” buyurmuştur. Çünkü bu bir vesika (belge) sayıldığından, hakka nakledilmez; tıpkı şahitlik gibidir.

Hz. Peygamber’in, kendisinden tazmin olunan kişinin namazını kılmasına gelince —borca kefil olunduğu için— bir tazmin/kefalet sayıldığından artık ödenmiş hükmünde sayılır. Nitekim Allah’ın Resulü’nün, borç bırakıp da namazını kılmadığı kişi, sadece arkasında borcunu ödeyecek kimsenin olmaması durumunda söz konusu olmuştur. Bu sebeple de: “O ikisinin adına ölü beri olmuş (kurtulmuş) olacak.” buyurmuştur. Yani: “Bu ikisi adına talepte bulunan sen mi olacaksın?” İşte bu, zimmetinde hakkın sabit olması bağlamında pekiştirme yoluyla ifade şeklidir ve eda edilmesinin gerekliliğini göstermektedir. Buna delil ise, borcun ödenmesinden sonra hadisin siyakında geçen: “İşte şimdi onun derisi (ateşten) kurtuldu.” ifadesidir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/tazmin-eden-kisiye-pesin-olan-borcun-vadeyle-verilmesi/,https://kutsalayet.de/tazmin-edenin-eda-ettigi-seyler-noktasinda-kendisinden-tazmin-olunan-kisiye-rucu-etmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız