"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Şehirlinin köylü adına alım satım yapması

Buradaki köylüden kasıt o belde halkından olmadığı halde oraya girmesidir; ister köylü olsun, isterse çölden gelmiş yahut da başka bir şehirden gelmiş olsun fark etmez. Hz. Peygamber, şehirlinin bu kimse adına alım-satım yapmasını yasaklamıştır.

İbn Abbas der ki: Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Pazara binerek gelenleri yolda karşılamayın. Şehirli, köylü adına alım-satım yapmasın.” Ravi dedi ki: “Ben İbn Abbas’a: ‘Şehirli, köylü adına alım-satım yapmasın.’ ne demektir, diye sordum: İbn Abbas: ‘Onun adına simsarlık yapmasın.’ dedi.” Buhari ve Müslim, bu hadis hakkında ittifak etmiştir.

Cabir’den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Köylü adına şehirli satış yapmasın, bırakın insanları, Allah birinin sebebiyle diğerini rızıklandırsın.” Bunun manası şudur: Ne zamanki köylü kendi eşyasını satacak olursa, insanlar onu ucuza satın alırlar ve fiyatı hakkında kendilerine genişlik tanırlar. Şehirli bu alışverişi yöneterek beldenin fiyatı üzere söz konusu satıştan imtina edecek olursa bu da belde halkına dar gelir. Hz. Peygamber de bu anlamın illetine işaret etmiştir.

Şehirlinin köylü adına satış yapmasını kerih görenlerden birisi de İmam Malik, Leys ve İmam Şafii’dir. Bu satış şu şartlar sebebiyle haram kılınmıştır:

Şehirli bizzat köylü adına bu satışı yönetmiş olur.
Köylü fiyatı bilmemiş olur.
Satış için fiyatın celbi söz konusudur.
O günün fiyatı ile alışverişi yapmayı kasdetmiştir.
İnsanların bu mala ihtiyaç duyması ve satışın ertelenmesiyle zorluk çekmeleri.
Şafii ashabı şöyle demiştir: Haramlık sadece bu dört şart içindir. İnsanların mala ihtiyaç duyması ise bunun dışındadır. Bu şartlardan biri ihlal olursa alışveriş haram olmaz. Hepsi bir arada olursa alışveriş haram olur. Bu şekildeki alışverişin geçersiz olacağı İmam Ahmed’den de ifade edilmiştir. Çünkü yasak, o işin geçersiz olacağını gerektirir.

İmam Ahmed’den gelen diğer görüşe göre bu alışveriş geçerlidir. Bu Şafii mezhebine aittir. Zira bunda yasağın dışında başka bir mananın olacağı anlaşılır. İmam Ahmed’den zahir gelen bir görüşe göre ise bu durumdaki alışveriş caizdir. Bu yasağın İslam’ın ilk yıllarına ait olduğu ifade edilmiştir. Çünkü o zamanlar bu konuda insanlara bir tür zorluk söz konusuydu. Bu da Ebu Hanife ve ashabının görüşüdür.

el-Muvaffak der ki: Birinci mezhebin delili, söz konusu yasağın umum ifade etmiş olmasıdır. Onlar hakkında sabit olan bir şey, has olduğuna dair delil olmadığı sürece bizim hakkımızda da sabit olur.

Onlar köylüler adına satın alınmasına gelince, bu ise sahih ve geçerlidir; bununla birlikte bir topluluk bu tür satışın mekruh olduğunu belirtmiştir. Bu noktada İmam Malik’ten iki görüş gelmiştir. Birinci görüşe göre söz konusu yasak, lafzı itibariyle “satın alınması” ifadesini kapsamamaktadır, mana itibariyle de kapsamamaktadır.

Şehirlinin köylü adına —bizzat satışa müdahil olmaması şartıyla— işaret edilmesine gelince, bu konuya Talha b. Ubeydullah, Evzaî ve İbn Munzir ruhsat vermiştir. İmam Malik ile Leys ise bunu mekruh saymışlardır. Tersine bir delil sabit olmadığı müddetçe sahabenin görüşü hüccet sayılır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/satis-uzerine-satis-yapmak/,https://kutsalayet.de/fiyatlandirma-konusu/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız