Kafirler çocukları buluğa girmediği halde esir düşecek olurlarsa, köle hükmüne dahil olurlar ve şu üç husustan hali olamazlar:
Ana-babasından münferid (ayrı) olarak esir düşmesi. Bu durumda icmaya göre çocuk, Müslüman olur. Çünkü din, ancak tabi olmakla sabit olur ve çocuğun ana-babasına olan tabiyeti burada kesilmiş olduğundan ve ana-babasının diyarından çıkmış sayılacağından dönüşü, İslam diyarına olmuş olacaktır. Yani Müslüman’ın himayesindeki esir hükmüne dahil olmuş olacak ve tabiyeti de Müslümanın dini üzere olacaktır.
Ana-babasından birisiyle beraber esir düşmesi. Onun da yine Müslüman olduğuna hükmedilir. Bunu, Evzai söylemiştir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her doğan, İslam fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir. Hadisin mefhumunda anlaşılan çocuğun ana-babasından birisine tabi olmayacağıdır; çünkü o münferid olarak esir çocuk hükmüne tabi olur, ana-babasından birisiyle beraber esir olarak düşmesiyle de sanki ana-babasından birisinin Müslüman olmasına kıyas edilmiştir. Münferid olarak İslam hükmünün galip geldiği her şey, ana-babasından birisine de hükmen galip geleceği şeklinde tahakkuk eder; tıpkı ana-babasının Müslüman olması gibidir.
Ebu Hanife ve İmam Şafii ise: Küfrü konusunda (çocuk), babasına tabi olur, demişlerdir. Çünkü ana-babasından ayrı addedilemez ve dolayısıyla da Müslümanlığına hükmedilemez, sanki (kafir olan) ana-babasıyla beraber esir düşmüş çocuk gibidir.
İmam Malik ise şöyle der: Babasıyla beraber esir düşerse, ona uyar. Çünkü çocuk, nesep konusunda babasına tabi olduğu gibi, din konusunda da babaya tabidir. Ama annesiyle beraber esir düşecek olursa, o takdirde Müslümandır; çünkü çocuk nesep konusunda annesine tabi olmadığı gibi, din konusunda da durum böyledir.
Ana-babasıyla beraber esir düşmesi. Bu durumda, onların dinleri üzere sayılır. Bunu, Ebu Hanife, İmam Malik ve İmam Şafii söylemiştir. Çünkü hadis-i şerifte: “Sonra, anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” şeklinde geçer. Yani anne-babası çocuğu ile birlikte bulunurlar. Evzai ise şöyle demiştir: Bu çocuk Müslüman olur; çünkü çocuğu esir olarak alan (Müslüman), onu çocuk esir olarak kendi elinde tutmakla buna daha hak sahibidir.
Şöyle cevap verilmiştir: Çocuğu esir olarak elinde tutan kişinin mülkü, çocuğun ana-babasına tabi olmasına engel teşkil etmez. Nitekim; kafir olan köle ve cariyeden onun mülkünde çocuğun doğmuş olması buna delil teşkil etmektedir.