Kurban bayramı günü ifade tavafı yapmış kimseye sünnet olan, Mina’ya geri dönmesidir. el-Harki’nin sözünün zahirinden anlaşılan; Mina gecelerinde, Mina’da gecelemenin vacip olduğu yönündedir. İmam Ahmed’den gelen iki görüşünden ilki de bu yöndedir. Bu, aynı zamanda İmam Malik ile İmam Şafii’nin de görüşünü oluşturmaktadır. Bunun dayanağı İbn Ömer’in şu rivayetidir: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), hacılara su dağıtmakla görevli olan Hz. Abbas’a, Mina gecelerinde Mekke’de ikamet etmesine dair ruhsat vermiştir.” Buhari ve Müslim ittifak etmişlerdir.
Hz. Abbas’a ruhsat verilmesi, sadece ona ait özel bir ruhsat olduğuna, başkasına ise verilmediğine dair delil teşkil etmektedir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bunu bir hac ibadeti anlamında icra etmiş ve şöyle buyurmuştur: “Hac ve umre ibadet şekillerini benden alınız.”
İmam Ahmed’den gelen ikinci görüşe göre; Mina’da gecelemek vacip değildir. Çünkü bu kimse, artık haccının ihramından çıktığı için artık taşlamaların yapıldığı Mina bölgesinde gecelemesi vacip olmaz.
Şayet gecelemeyi terk edecek olursa İmam Ahmed’e göre ona bir şey gerekmez; ancak kötü bir amel işlemiştir. Bu, Rey ashabının da görüşüdür. Çünkü şeriat bu hususta bir şey getirmemiştir. İmam Ahmed’den gelen bir görüşe göre yoksullara bir şeyler yedirir ve suçunu hafifletir. Buna göre neyi tasadduk edecek olursa bu ona yeterli gelmiş olur. Bir gece ya da fazlası da olsa, aralarında bir fark yoktur; çünkü takdir edilen bir ölçü yoktur. Yine ondan gelen bir rivayete göre; üç gece için dem cezası vermesi gerekir. Çünkü İbn Abbas’ın şu kavli gelmiştir: “Kim, hac ibadetlerinden bir şeyi unutur ya da terk ederse, dem/kan akıtması gerekir.”