Hediye kurbanın kesilme vakti ile kurbanlıkların kesilme süresi; Kurban bayramının ilk günü ile iki gün sonrası olmak üzere (toplam) üç gündür. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir ve o der ki: Bu görüş, sahabe dışındakilerden de gelmiştir. İmam Malik ve Sevri de bu görüştedir. el-Hasen, Ata, Evzai, İmam Şafii ve İbn Munzir ise; “Eyyam-u Nahr (Kurban kesim günleri)” ; Kurban bayramının ilk günü ile (artı) üç gündür, demişlerdir.
Sünnet olan kurbanı Mina’da kesmektir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) kurbanını Mina’da kesmiştir. Bunun yanında Harem’in neresinde kesmiş de olsa bu yeterli olur. Çünkü Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Mekke’nin her düzlüğü uygun bir yoldur ve kesim yeridir.” buyurmuştur.
Hediye kurbanını kestikten sonra onu Harem halkından olan yoksullara dağıtır, bu kimseler Harem’de kalanlardır. Kasaba ise ücret olarak o kurbandan bir şey veremez. Deri ve sakatatları da dağıtır. Nitekim bu hususta Hz. Ali’nin naklettiği habere göre; “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine kurban develerine nezaret etmesini, etleriyle, derilerini ve çullarını yoksullara tasadduk etmesini emretmiş, ayrıca kasaba kurbanlardan (ücret olarak) hiçbir şey vermemesini emretmiştir.” Müslim’in lafzı ise: “Biz ona yanımızdan bir şeyler veririz.” şeklindedir.
Eğer kasap fakir ise, ücret dışında olmak üzere sadece fakirliğini gidermek bağlamında ona bu kurbandan verecek olursa, bu caiz olur. Çünkü ücreti sebebiyle değil, sırf fakirliği açısından bunu almaya hak sahibi olmuştur; dolayısıyla başka bir yoksul gibi ona vermek de caiz olur.