"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Vakfenin zamanı ve keyfiyeti

Vakfe zamanı; Arafe günü fecrin doğuşundan olmak üzere, Kurban Bayramı günü fecrin doğuşuna kadar olan vakittir.
el-Muvaffak der ki: Vakfenin sonunun, Kurban Bayramı günü fecrin doğuşuna kadar olan vakit olduğu hususunda ilim adamları arasında bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz.

Vakfe vaktinin başı ise; Arefe günü fecrin doğuşundan başlar. Öyleyse aklı başında olduğu halde her kim, bu zamanın bir bölümüne dahi yetişmiş olursa, haccı tam olmuş olur. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “(…) bundan önce de gündüzün veya geceleyin Arafat’a gelmiş olursa, haccı tamam olur ve (ihramdan çıkış) temizliğini yapar.” buyurmuştur.

İmam Malik ve İmam Şafii ise; Vakfe vaktinin başının Arefe günü güneşin zevalinden başlayacağını söylemişlerdir. İbn Abdilberr bunda icmanın olduğunu nakletmiştir.

Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa bu, Arefe günüdür ve -tıpkı zevalden sonrası gibi- vakfe için bir vakit sayılır. Vakfenin terk edilmesi ise -yatsıdan sonrası gibi- vakfe için söz konusu olan bu vaktin varlığını engellemez. Onlar bu durumda fazilet vakti üzerinde durmuşlardır; yoksa vakfe vaktinin hepsini kuşatacağı üzerinde durmamışlardır.

Dolayısıyla aklı başında olduğu halde Arafat’ta bulunacak olursa, bu (haccı) yeterli gelmiş olacaktır; ister ayakta olsun, oturmuş bulunsun, bineği ya da uykusunda olsun, fark etmez.

Hızlı bir şekilde Arafat’ın yanından geçmiş olur da kendisi burasının Arafat olduğunu bilmiyorsa, yine o haccı yeterli olur. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii ve Ebu Hanife söylemiştir. Çünkü “(…) bundan önce de gündüzün veya geceleyin Arafat’a gelmiş olursa, haccı tamam olur…” buyruğu bunu ortaya koymaktadır. Çünkü aklı yerinde olduğu halde Arafat vaktinde o yerde bulunmuş olduğu için, sanki bilerek orada bulunmuş gibi haccı yeterli gelir.

Ebu Sevr ise; Bu durumda haccı yeterli olmaz; çünkü o kimse, iradesi ile vakfede bulunmuş değildir, demiştir. Buna ise geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.

Vakfe için abdestli ve tesettürlü olmak gerekmez, kıbleye dönmeye ve niyet etmeye de gerek yoktur. el-Muvaffak: Bu hususta ihtilaf edeni bilmiyoruz, demiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/arafatta-zikir-ve-duada-bulunmak-ve-arafattan-ayrilmak/,https://kutsalayet.de/muzdelifeye-gidis/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız