Tavafı bitirip iki rekat namaz kıldıktan ve Hacerü’l-Esved’i istilam ettikten sonra, Kâbe’yi görene dek Safa’ya doğru çıkar. Ardından kıbleye yönelerek Yüce Allah’a tekbir ve tehlil getirir, Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) yaptığı duaları ve dünya ile ahiret için hayır duasında bulunur.
Cabir, Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) haccı hakkında şöyle demiştir:
“Tavafını tamamladıktan sonra Hacerü’l-Esved’e geri dönüp istilam etti. Ardından kapıdan çıkıp Safa’ya gitti. Safa tepesine yaklaşınca ‘Şüphesiz ki Safa ile Merve Allah’ın nişanelerindendir’ (Bakara Suresi: 158) ayetini okudu ve şöyle buyurdu:
‘Allah’ın başladığı (Safa) ile başlayın.’
Böylece Safa’dan başladı, tepenin üstüne çıktı ve Beytullah’ı görene dek yükseldi. Kıbleye yönelip Allah’a hamd etti, tekbir getirdi ve şöyle buyurdu:
‘Allah’tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O’nun kudreti her şeye yeter. Vaadini yerine getirdi, kuluna yardım etti ve O, yalnız başına hizipleri hezimete uğrattı.’
Sonra bu sözlerle üç defa dua etti ve Merve’ye doğru indi.”
Safa’nın tepesine çıkmasa da bir şey gerekmez. el-Kadı şöyle demiştir:
Ancak Safa ile Merve arasındaki alanı tamamen kat etmesi, topuklarını Safa’nın en alt yerine basması ve oradan Merve’ye doğru yürüyerek ilerlemesi gerekir. Merve’ye doğru çıkmazsa, en azından ayak parmakları Merve’nin en alt kısmına ulaşmalıdır. Yine de tepelere tırmanmak daha faziletlidir; çünkü bu, Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) uygulamasına uygundur. Eğer iki tepe arasında bir zira’ kadar say edilmemiş yer kalırsa, say tamamlanmış olmaz.
Say esnasında kişi Safa’dan iner, yeşil işaretlerin (alemlerin) bulunduğu alan arasında süratli yürür (koşar), ardından normal yürüyüşle Merve’ye varır. Merve’ye vardığında kıbleye yönelir, Safa’daki duaların aynısını tekrar eder. Bunun dışında başka dualar da okuyabilir; çünkü bu konuda belirli bir dua yoktur.
Daha sonra tekrar iner ve saya devam eder. Normal yürüyüş yapılacak yerde normal yürür, hızlı yürümesi gereken yerde hızlı yürür. Bu gidiş bir say, dönüş de bir say olarak kabul edilir. Say ederken çokça dua ve zikirde bulunur. Say sırasında tertibe uymak şarttır. Say, mutlaka Safa’dan başlamak suretiyle yapılmalıdır. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın başladığı (Safa) ile başlayın.”
Bu, Hasan, İmam Mâlik, İmam Şafii, Evzai ve Rey ehlinin görüşüdür.
Batnü’l-Vadi’de (iki yeşil alem arasında) hızlı yürümek güzel görülen bir sünnettir. Zira Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve sahabeleri de böyle yapmışlardır. Cabir şöyle der:
“Merve tepesine doğru indi. ‘Batnü’l-Vadi’ denilen yere ulaşınca ayaklarını hazır edip koştu, sonra tepeye kadar normal yürüyüşle devam etti.”
Bu hızlı yürüyüş vacip değildir, terk edilirse bir şey gerekmez. İbn Ömer şöyle demiştir:
“Koşarsam, Allah’ın Resulü’nü koşarken görmüşümdür; yürürsem, bilin ki O’nu yürürken görmüşümdür. Ben yaşlı bir kimseyim.”