İbn Münzir şöyle der: Kendisinden ilim hıfzettiğimiz her bir ilim adamı, bazı giysiler dışında, erkeklerin men edildikleri şeylerden ihramlı kadınların da men edildiği noktasında icma etmişlerdir.
İlim adamlarının icmasına göre ihramlı bir kadın, gömlek, yelek, don/şalvar, başörtü ve mest giyer. Durum bu şekilde söz konusudur; çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), ihramlıya bu şekilde emir buyurmuştur. Onun buna dair tevdi ettiği hükmün kapsamına erkekler de, kadınlar da girmektedir.
Kadınlar sadece bazı giysileri giymek noktasında istisna edilmişlerdir; çünkü kadın, avret sayıldığından örtünmesi gerekmektedir. Onun giysilerden tecrid edilmesi, açılmasını tetikleyeceğinden, örtünmesi için elbiselerini giyinmesi kendisine mübah kılınmıştır. Tıpkı erkeğin, avret yerinin görülmemesi için izarı düşmesin diye izarını bağlamasının mübah olduğu gibi. Ridasını bağlaması ise mübah değildir.
(Kadınlar için) söz konusu olan giysiden kasıt ise; dikişli elbiselerdir.
Kadının ihramlı iken ellerine eldiven takması haram olur. Bunu, İmam Malik ve İshak söylemiştir. Çünkü İbn Ömer hadisinde şöyle geçmektedir:
“İhramlı kadın peçe takmaz ve eldiven de giymez.”
Sevri ve Ebu Hanife ise bunda ruhsat vermişlerdir. İmam Şafii’nin de iki mezhep gibi (iki farklı) görüşü gelmiştir. Çünkü el bir uzuvdur ve dikişsiz bir bezle örtülmesi caiz olur; öyleyse —iki ayakta olduğu gibi— bu da caiz olur. Buna ise geçen açıklamalardaki yasaklarla cevap verilmiştir.
İhrama girmeden önce erkeğe müstehap olan gusül, koku ve temizlik gibi şeyler, kadına da müstehap olur. Aynı şekilde kadının az konuşması, faydasız şeyleri bırakması, çokça telbiye getirmesi ve Yüce Allah’ı zikretmesi de müstehaptır. Ancak telbiyeyi getirirken sesini yükseltmez, sadece yanındaki arkadaşının işiteceği ölçüde bunları söyler.
İbn Abdilberr der ki: İlim adamlarının icmasına göre ihramlı kadın sesini yükseltmez, sadece kendi içinden duyacak şekilde bunu söyler. Kadının sesini yükseltmesinin mekruh oluşu, ancak fitneden korkulması sebebiyledir. Bundan dolayıdır ki kadının ezan okuyup, kamet getirmesi sünnet değildir.