"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İtikafta bulunan kişinin ticaret, alışveriş yapması ya da sanat işiyle uğraşması

İtikaflı bir kimsenin bir şey satması caiz değildir. Bunun yanında, yemek ve buna benzer zorunlu olan şeyler dışında bir şeyi satın alması da caiz değildir. Ticaret yapması ve alım satımda bulunmasına gelince, bunlardan bir şeyi icra etmesi ise caiz olmaz. Nitekim Amr b. Şuayb’ın, babasından, onun da dedesinden yaptığı nakle göre, o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) mescid içinde alışveriş yapmayı yasaklamıştır.” Şayet itikaf durumu dışında alışverişten men edilecek olursa, bu daha evladır.

İmam Şafii ise şöyle demiştir: İtikafta olan kişinin bir şey alıp satmasında sakınca yoktur. Dikiş yapabilir ve günah olmadığı sürece konuşabilir de.

Sanat işiyle uğraşmasına gelince; el-Harkî’nin sözünün zahirinden anlaşılan, kazanç elde etmek amacıyla bunu yapmasının caiz olmayacağı yönündedir. Çünkü bu, bir tür alışverişte bulunulan ticaret gibidir. Kendisine ait olan gömleğini vb. dikmesi ise caizdir. el-Kadı der ki: Mescid içerisinde dikiş yapması caiz değildir; ister buna ihtiyacı olsun ister olmasın, ister az yahut da çok olsun, fark etmez.

el-Muvaffak ise şöyle demiştir: Evla olanı, az olması durumunda ihtiyacı olan bu şeylerden sadece mübah olanları yapmasıdır.

İtikafta olan kişinin, kesin olarak ibadet sayılan şeyleri icra etmekle meşgul olması müstehap sayılmıştır. Maleyani olan söz ve amellerden kaçınması da müstehaptır. Buna ek olarak tartışma ve gösterişten kaçınmalıdır; sövme ve çirkin davranışlardan da uzak durmalıdır. Çünkü bu davranışlar, itikaf dışında dahi mekruh iken, burada ise kaçınılması daha öncelikli olmalıdır. Bunlardan bir şeyi işlemek ise itikafı iptal etmez.

Kur’ân-ı Kerîm okumaya, ilim öğrenmeye, ders işlemeye, fakihlerle münazara etmeye vb. gibi faydalı amellere gelince, mezhebimizdeki arkadaşlarımızın çoğuna göre bunlar itikaflı için müstehap görülmez. Bu, İmam Ahmed’in açık görüşünü oluşturmaktadır. Ebu’l-Hattâb ise; bunlarla gösteriş yapmak değil de sadece Yüce Allah’a taat kasdedilmiş olursa, o zaman bunların müstehap olacağı görüşünü tercih etmiştir. Bu, İmam Şafii’nin de görüşünü oluşturur. Çünkü bunlar en faziletli ibadetlerden sayılır; faydası ise çoktur. Bu yüzden de bunlarla amel etmek, terk etmekten daha evladır, namaz gibi.

Arkadaşlarımız ise Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in itikafta iken, özel bazı ibadetler dışında başka şeylerle meşgul olduğuna dair bir rivayetin nakledilmediğini gerekçe göstermişlerdir.

Mescid içerisinde evlenmesinde ve nikâha şahidlik etmesinde bir sakınca yoktur. Çünkü itikaf bir ibadettir ve hoş şeyleri haram kılmaz. Oruç gibi, nikâhı da haram kılmaz. Çünkü nikâh, Yüce Allah’a bir taattir; nikâha şahidlik etmek de bir kurbettir ve süresi de uzun olmadığından dolayı mekruh sayılmaz.

İtikafta birtakım temizlik işleri görmekte ve onlarla temizlik yapmada da bir sakınca yoktur. Mescidin içinde yemek yemesi ve mescidi kirletmemesi için de sofra kurması ve üzerine kendisinde bulunan şeylerle donatmasında bir beis yoktur. Elini tasın içinde yıkar ki mescidin dışına çıkmamış olsun. Çünkü ellerini yıkamak için dışarıya çıkması caiz değildir; zira bu nedenle dışarıya çıkmaya ihtiyaç duymuş olabilir.

Abdesti olduğu halde, tekrardan yenilemek için abdest alır da mescidden çıkacak olursa bu itikafı bozulur. Çünkü dışarı çıkması zorunlu değildir. Baştan abdest alacak olur da bu sebeple çıkmış olursa, itikafı bozulmaz; çünkü buna ihtiyacı vardır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/bir-ozur-sebebiyle-itikafi-terk-edecek-olursa/,https://kutsalayet.de/kadin-itikafta-oldugu-halde-kocasi-olecek-olursa/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız