"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Fıtır Sadakasını Verme Vakti

Müstehap olan, fıtır sadakasını bayram namazından önce vermektir. Çünkü İbn Ömer’in kavli şöyle gelmiştir:
“Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Ramazan’da fıtır sadakasının insanlar bayram namazına gitmeden önce verilmesini emretmiştir.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir.

İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
“Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), fıtır sadakasını oruçluyu faydasız ve müstehcen söz ve fiillerden temizleyici, fakirlere de yiyecek olmak üzere farz kıldı. Öyleyse her kim onu bayram namazından önce verirse o, kabul olunmuş bir zekattır. Kim de onu bayram namazından sonra verirse, o sadakalardan bir sadakadır.”
Hadisin isnadı hasendir.

Fıtır sadakasını namazdan sonra vermiş olursa, şayet faziletli olanı terk etmiş olur. Zira sünnette de zikredilmiştir. Bunun yanında fıtır sadakasının verilmesinden maksat, bu bayram gününde fakirlerin istemekten ve muhtaçlıktan kurtulup bir tür rahat etmelerine katkı sağlamaktır. Buna göre sadaka ertelenecek olursa, onların bu günün tamamı içerisinde zenginliğe kavuşmalarının önü kesilmiş olacaktır, özellikle de namaz vaktinde…

Bu görüşe Atâ, İmam Mâlik, İshak ve Rey ashabı meyletmiştir.

el-Kâdı ise şöyle demiştir: Bu sadakayı o günün sonuna doğru verecek olursa, mekruh bir amelde bulunmuş olmaz. Çünkü bu günde zenginliğe kavuşmalarının önü kesilmiş sayılmaz.

el-Muvaffak (İbn Kudâme) ise şöyle der: Gelen haberden ve manasından zikredildiği üzere, bu durumda kerahete gireceği anlaşılmaktadır. Öyleyse bu sadakayı bayram gününde vermeyip de onu erteleyecek olursa, günaha girer ve bunun kazasını vermesi de gerekli olur.

Fıtır sadakasının vakti; Ramazan ayının son gününde güneşin batması ile vacip olur. Dolayısıyla kim evlenir ya da bir köleye sahip olur veya ona ait bir çocuğu doğarsa veyahut Ramazan ayının son gününde güneşin batmasından önce Müslüman olursa, onun fıtır sadakası vermesi gerekli olur. Güneş battıktan sonra bunlar meydana gelecek olursa, fıtır sadakası vermeleri gerekmez.

Fıtır sadakasının vücûb vakti noktasında zikredilen hususta; aynı zamanda Sevrî, İshak, iki görüşünden birisine göre İmam Mâlik ve iki görüşünden ilkine göre de İmam Şâfiî de görüş bildirmiştir. Çünkü İbn Abbas şöyle der:
“Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), fıtır sadakasını oruçluyu faydasız ve müstehcen söz ve fiillerden temizleyici, fakirlere de yiyecek olmak üzere farz kıldı…”
Burada fıtır sadakası, Ramazan ayına izafe edilmiştir ve bu nedenle de -zekât malı gibi- vacip kılınmıştır. Bu yöndeki izafe, ona has ve ona özgü kılındığına delil teşkil ederken; sebep ise başkasına göre onun hükmüne daha özel sayılmaktadır.

Leys, Ebû Sevr ve Rey ashabı ise şöyle demiştir: Bayram günü sabahın doğmasıyla fıtır sadakasını vermek vacip olur. Bu, İmam Mâlik’ten de gelen bir görüşü oluşturur. Çünkü bu sadaka bir kurbiyetin ifadesidir ve bayram gününe bağlıdır. Bu yüzden de -kurbanda olduğu gibi- bayram gününden önce bu sadakanın verilmesi doğru değildir.

“Kurbanın, sabahın doğmasına bağlı olmadığı, kurbanın vacip de olmadığı gibi aynı şekilde bizim söylediklerimize de bu yönüyle benzemediği…” şeklinde cevap verilmiştir.

Bayramdan bir ya da iki gün öncesinde fıtır sadakasını vermek de caizdir. Süre bundan daha fazla olursa bu caiz olmaz. Çünkü çok uzun bir ara süresinin geçmesi hâlinde, bayram gününde bu sadakanın fakirlerinin ihtiyaçlarını gidermemiş olacaktır.

Ebû Hanîfe der ki: Senenin başında dahi bu sadakayı erkenden çıkarıp vermek caizdir. Çünkü bu bir zekâttır ve maldan dolayı verilen zekâta benzemektedir.

İmam Şâfiî ise şöyle der: Ramazan ayının başında dahi o sadakayı vermek caizdir. Çünkü bu fıtır sadakasının sebebi oruçtur ve orucun açılmasıdır. Onun için bu iki sebepten birisi bulunacak olursa -nisaba mâlik olduktan sonra malından zekât vermede olduğu gibi- fıtır sadakasını erkenden vermek caiz olur.

Şöyle cevap verilmiştir: Fıtır sadakasının vücûb sebebinin “iftar etmek” olduğu hususunun, ona bizzat kendisine izafe edilmesiyle isim aldığı delil olmaktadır. Malın zekât sebebi, nisaba ulaşmaktır. Zekâttan kasıt ise senenin tümünde karşısındaki muhtaçları bir tür zengin kılmaktır. Bu durumda, zekâtı senenin tümünde çıkartıp vermek caizdir.

Fıtır sadakasında ise kasıt, belirli bir zaman dilimi içerisinde muhtaçları bir tür zengin kılmaktır. Dolayısıyla da bunu vaktinden evvel vermek caiz değildir. Bir ya da iki gün önceden vermek ise caiz olur. Çünkü bu minvalde Buhârî’de geçen İbn Ömer hadisi gelmiştir:
“Onlar (sahabeler), fıtır sadakasını bir ya da iki gün önceden de verirlerdi.”
Bu hadis, onların hepsine işaret etmiş olduğundan dolayı da bu konu bir icmâ hâline gelmiştir. Bir de fıtır sadakasının bu kadar (az bir) süreyle önceden verilmesi, onun maksadına da gölge düşürmez. Şüphesiz genelde bu sadakanın tamamı ya da bir kısmı, bayramın ilk gününe kadar ertelenmekte ve bu şekliyle de hemen istenilmesinden müstağni olmaktadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/fitrede-kiymetini-odemek/,https://kutsalayet.de/kimlerin-fitir-sadakasini-vermesi-gerekir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız