"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Madenlerin Nisabı

Madenin nisabı; altının yirmi miskale, gümüşün ise iki yüz dirheme ulaşmasıyla yahut da diğer madenlerin kıymeti bu ölçüye geldiğinde söz konusu olur. Bu, Şâfiî mezhebinin görüşüdür. Çünkü:
“Beş ukıyye’den⁴² az miktarda (gümüşte) zekât yoktur.”⁴³ ve
“Altın yirmi miskale ulaşmadıkça size ondan zekât yoktur.”⁴⁴ hadislerinin genel manası bunu göstermektedir.

Ebû Hanîfe ise, rikaz olduğu için bunda nisap miktarına da itibar etmeksizin beşte bir payı (yani humusu), az da olsa çok da olsa vacip saymıştır. Çünkü öne sürdüğü hadislerin genel manasını gerekçe göstermiştir. Nitekim bunlarda sene şartına itibar edilmediği gibi, nisaba da itibar edilmemiştir.

el-Muvaffak der ki: Açıkladığımız gibi bu, rikaz değildir ve rikazdan da ayrılır. Şöyle ki: Rikaz, Müslümanların -ganimet gibi- ele geçirip aldıkları bir kâfirin malı demektir. Bu ise adaletin gereksinimi ve zenginlik nimetine kavuşmasına dair bir teşekkürü ifade etmektedir. Dolayısıyla da diğer zekâtlarda olduğu gibi bunda da nisap gözetilir.

Sene şartının olmamasına gelince; bir defa bu rikaz birden bulunmasıyla elde edildiği için, bu yönüyle tarım ürünlerindeki ve meyvelerdeki duruma benzer. Durum böyle olunca, aralarında ihmal göstermeksizin, nisabın bir defada yahut birkaç defada terk etmeksizin çıkarılmasına itibar edilir. Dolayısıyla gece olması, dinlenmesi, mazeretinin bulunması ya da daha güzel vermek için zemin hazırlanması vb. gibi sebeplerden dolayı bu zekâtın verilmesi terk edilecek olursa, o zaman bu amelin hükmü kesilmez. Nisabı tamamlama noktasında bir kısmının diğer kısmına ilave edilmesi söz konusu edilir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/madende-vacip-olan-miktar-ve-ozelligi/,https://kutsalayet.de/madenlerde-verilmesi-gereken-zekatin-vakti/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız