el-Muvaffak şöyle der: Mallardan verilen zekâtın, kâfir ve köleye verilmeyeceği hususunda ilim adamları arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. İbn Münzir ise şöyle demiştir: Kendilerinden ilim telakkî ettiğim âlimlerin icmâına göre, zimmî olan bir kimse mallardan verilen zekâttan herhangi bir şeyi alamaz.
Köleye gelince; kendisine verilen zekâtla o, buna mâlik olmuş sayılmayacaktır. Çünkü ona verilenler efendisine ait olur. Sanki o zekâtı efendisine vermiş gibi sayılır (çünkü onun malı efendisinin malıdır). Bir de efendisi, kölenin nafakasını temin etmek zorundadır; dolayısıyla efendisi nedeniyle o köle zengin sayılmış da olur.
Bundan ise amele (işçi) istisna edilir; çünkü o, çalıştığı emeğinin karşılığını zekâttan alabilir. İster hür olsun ister köle olsun, fark etmez. Nitekim işçinin zengin olması mümkündür ve mal sahibinin yakını olması da söz konusudur.