Erkeğin eşine zekât vermesine gelince, icmâya göre bu câiz değildir. Çünkü erkeğin karısına nafaka temin etmesi zaten vâcip olduğundan dolayı, ona zekât vermeye gerek yoktur; bunun yanında vermesi câiz de değildir. Ona bunu infak bağlamında verse de durum aynıdır.
Erkeğe zekât vermeye gelince, bunda ise iki görüş yer almaktadır:
Birincisi: Kadının kocasına zekât vermesi câiz değildir. Bu, Ebû Hanîfe’nin mezhebini oluşturur. Çünkü bunlar karı-kocadırlar, birbirlerine eş durumundadırlar. Bir de kadın kocasına zekât vermesi durumunda, bunda o da istifade etmiş olacaktır; çünkü kocası infakı bundan vermiş olmaktadır. Meselâ evin kirasını zekât parasından vermesi buna bir örnektir.
İkincisi: Kadının kocasına kendi zekâtını vermesi câizdir. Bu ise İmam Şâfiî, İbn Münzir ve ilim adamlarından oluşan bir topluluğun görüşüdür. Çünkü İbn Mes‘ûd’un karısı olan Zeyneb:
“Ey Allah’ın Resûlü! Sen bugün sadaka vermekle emrettin. Benim yanımda kendime ait olan birtakım ziynetlerim vardır, bunları sadaka vermek istedim. Fakat İbn Mes‘ûd, kendisinin ve oğlunun sadaka vereceğim kimselerden daha ziyade sadakaya müstahak olduklarını iddia etti. (Ne emredersiniz?)” dedi.
Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
“İbn Mes‘ûd doğru söylemiştir. Eşin ve oğlun, sadaka vereceğin kimselerden daha çok sadakaya lâyıktır.” buyurdu.
Çünkü kadının erkeğe nafaka sağlaması gerekli olmadığı için —tıpkı yabancı kimse gibi— kocasına zekâtını vermesi yasak değildir. Aslolan, ona zekâtı vermenin câiz olduğudur. Bu durumda koca, zekâtta zikri geçen sınıfların kapsamına girmiş sayılmaktadır. Bunu kısıtlayan ne bir nas ne de icmâ bulunmaktadır. Hakkında yasak sâbit olan kimse hakkındaki kıyası doğru değildir; çünkü ikisi arasında farklılığın bulunduğu âşikârdır. Öyleyse geriye zekâtı vermenin câiz olduğu sâbit olmaktadır.
el-Muvaffak der ki: Bununla delil göstermek —delâletinin zayıflığı sebebiyle— zikri geçen naslarla delil göstermekten daha kuvvetlidir. Çünkü hadîs-i şerîf nafile sadaka hakkında mevzu bahistir; çünkü o (Zeyneb):
“Sen bugün sadaka vermekle emrettin. Benim yanımda kendime ait olan birtakım ziynetlerim vardır.” demiştir. Hâlbuki ziynetlerde zekât olmaz. Bir de Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Eşin ve oğlun, sadaka vereceğin kimselerden daha çok sadakaya lâyıktır.” buyurmuştur. Ve çocuğa ise zekât verilmez.