Zikri geçen üç şartın bulunmasından dolayı çocuğun ve delilin malından zekat vermek farzdır. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii, İshak ve Ebu Sevr söylemiştir. Çünkü hadiste şöyle buyrulmuştur: “Dikkat edin! Her kim malı olan bir yetimin velisi olursa, o malı ticarette değerlendirsin ve o malı zekatın yiyip tüketmesine terk etmesin.” Hz. Ömer’den mevkuf şeklinde rivayet edilmiştir. Malın çıkartılması nedeniyle ondan yenilmiş olmasıyla ve o maldan çıkarılıp verilmiş olmasının caiz oluşu, şüphesiz o malda zekatın vacip olduğunu ifade etmektedir. Çünkü o velinin, yetimin malını bağışlama (ve verme) hakkı yoktur.
İbn Mesud, Sevri ve Evzai’den aktarıldığına göre, onlar: Bunlarda zekat vermek vaciptir ve çocuk buluğ çağına girene ve deli de ayılana kadar zekat vermezler, demişlerdir.
Ebu Hanife ise şöyle demiştir: Bu ikisinin mallarında zekat yoktur. Sadece onlara ait zirai mahsüller ve ürünlerde öşür (onda bir) verilmesi gerekmektedir. Onların zekat vermemesine dair ise Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Kalem şu üç kişiden kaldırılmıştır…” hadisini delil göstermiştir. Zikri geçen bu üç kişiden birisi de “İhtilam oluncaya kadar çocuk” ifadesidir. Çünkü zekat da tıpkı namaz ve oruç gibi kati bir ibadet sayılmaktadır.
Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa onun zirai mahsüllerde öşür vermesini vacip sayan kimse, aynı zamanda bunların yapraklarında da onda dört vermesini vacip saymış olur. Tıpkı buluğ çağına girmiş olanın, akıl sahibi olması gibi. Bunun yanında namaz ve orucu (burada) örnek göstermek de çelişki oluşturur; çünkü bunlar bedeni ibadetlerdir, halbuki zekat, kişinin malına bağlı olan hak (mali bir ibadettir). Akraba ve eşlere nafakanın verilmesi buna açık bir örnek teşkil eder. Hadis-i şerif ise bu sınıflardan günahın ve bedeni ibadetlerin kaldırılmış olacağını buyurmaktadır, sonra bu hadis tahsis edilmiştir.
Bu anlaşıldığına göre, dolayısıyla çocukla delinin velisi, bunlara ait mallarından (zekat vermek için) çıkartır. Çünkü bu bir vecibedir ve veliye gereken, bunu -tıpkı akrabanın nafakası gibi- onlar adına eda edip vermesidir. Mal sahibinin niyet ederek zekat için malı çıkartıp verdiği gibi, velinin de bu şekilde malı çıkartmaya dair niyet etmesine itibar edilir.