"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kırlarda Otlayan (Sâime) Hayvanların Karışık Hâlde Bulunması

Sâime hayvanlarda karışık olma durumu, zekât konusunda iki adamın malını, bir adamın malının tamamı hükmüne getirir. Bu durum ister hayvanların iki kişi arasında müşterek (ortak) olmasıyla, her birisinin belirli bir nisaba bağlı kalması anlamındaki ayan şeklinde karışık olma durumu olsun; isterse vasıflarda karışık olma durumu olsun — ki bu da her iki adamdan birisinin malı ayrı olsa bile hayvanları karıştırıp vasıf ve özelliklerde ortak olmalarıdır — durum aynıdır.

Ortaklıkta eşit de olsalar, ayrı da olsalar, yine hüküm değişmez. Örneğin; bir adamın bir koyunu, diğerinin otuz dokuz koyunu bulunsa ya da kırk kişinin ortak olduğu kırk koyun bulunsa, bu durumda her biri için bir koyun zekât vermesi gerekir. Bu iki görüşü de İmam Ahmed söylemiştir. Aynı görüş, Atâ, İmam Şafiî, Leys ve İshak’a da aittir.

Bu konuda delil, Buhârî’de geçen Enes hadisidir:
“Zekât (artar veya eksilir korkusuyla) ayrı ayrı bulunan zekât malları bir araya toplanmaz; toplu bulunanların arası da ayrılmaz. İki tane karışık sürüden oluşan ortaklı bir sürünün zekâtı hususunda, kendi aralarında eşit şekilde birbirlerine müracaat ederler.”

Bu müracaat ancak vasıf ve özelliklerin karışık olması hâlinde olur. Nitekim “ayrı ayrı bulunan zekât malları bir araya toplanmaz” ifadesi, ancak fiilî bir birliktelik ve topluluk olması durumunda geçerli olur. Çünkü kişi, malını diğerinin malına katar — başka yerde de olmuş olsalar. Hayvanların karıştırılması durumunda, yemleme ve sulama gibi işlerde işin hafiflemesi söz konusu olur ki, bunun zekâta etkisi olduğu anlaşılır.

İmam Mâlik şöyle demiştir: Ortak iki kişinin hisselerinin toplamı nisaba ulaşıyorsa, bu durumda malların katılması sebebiyle zekâtın vücûbu söz konusudur. Bu görüş, Sevrî ve Ebû Sevr’den de nakledilmiştir. Bu görüşü İbn Münzir tercih etmiştir.

Ebû Hanîfe ise şöyle demiştir: Malların karışık bulunmasının zekâtın farz olmasına bir etkisi yoktur. Çünkü herkesin mülkü ayrı ayrı nisabın altındaysa ve ortak değilken zekâta tâbi değilseler, ortak olmaları hâlinde de zekâta tâbi değillerdir. Dolayısıyla Ebû Hanîfe’ye göre; ortakların sahip olduğu hayvanlar nisaba ulaşmış olsa ve her biri kırk koyuna sahip olsa, bu durumda her birine bir koyun zekât vermek farz olur.

“Bu kıyasın nassa muhalif olacağı ve işitilmemiş olduğu” şeklinde cevap verilmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ayni-cins-turleri-bir-arada-toplamak-ve-bunlardan-zekat-vermek/,https://kutsalayet.de/karisik-hayvanlarda-muteber-olan-vasiflar/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız