Koyunların zekâtını vermek de sünnet ve icma ile vaciptir. Kırlarda otlayan koyunların sayısı kırkın altında olunca, onda zekât yoktur. Koyunların sayısı şayet kırk olur ve yılın çoğunda kırlarda otlamış olursa, yüz yirmiye kadar bir koyun zekât olarak verilir. Bunun üzerine bir tane artmasıyla, iki yüze kadar iki koyun verilir. Bir tane daha artmasıyla, üç koyun verilir. İşte bunların hepsinde icma edilmiştir; ancak hakkında zikri geçen ihtilaf hakkında, yılın yarısından daha azı olmak üzere yem almış olan koyunlar bunun dışındadır.
Buna dair delil, Enes’in Hz. Ebu Bekir’den nakletmiş olduğu hadistir:
“Yılın birçok günleri kırlarda otlayan koyunun zekâtında, koyun sayısı kırk olunca, yüz yirmiye kadar bir koyundur. Yüz yirmiden fazla olursa, iki yüze kadar iki koyundur. Koyun sayısı iki yüzden fazla olursa, üç yüze kadar üç koyundur. Koyun sayısı üç yüzden fazla olunca, her yüz koyunda bir koyun zekât vardır. Bir kimsenin de otlayan koyunu, kırktan bir koyun noksan olursa, bu noksan koyunda zekât yoktur. Ancak mal sahibi isterse kendiliğinden (bir nafile olarak) verebilir.”
Sayı çoğalacak olursa, her yüz koyunda bir koyun verilir. Bunun zahirinden anlaşılan, farzın her iki yüzden sonra, dört yüze kadar bir koyunun artmasıyla değişmeyeceğidir. Bu durumda her yüzde bir koyun vermek gerekir ve dört yüze kadar olmak üzere, iki yüz ile dört yüz arasında bir koyunun artmasıyla da aradaki nisap gerekir. Bu da yüz doksan dokuzdur. Bu, İmam Ahmed’den gelen iki görüşünden birisini ve fakihlerin de çoğunluğunun kavlini oluşturmaktadır.
İmam Ahmed’den gelen diğer rivayete göre ise; şayet üç yüze kadar bir koyun artacak olursa, bu durumda dört koyun vermek gerekir. Sonra farz, beş yüze ulaşana kadar da değişmez. Böylelikle her yüz koyunda bir koyun verilmiş olur. Bu, Nehai ve el-Hasen b. Salih’ten nakledilmiştir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), ara nisap için üç yüz sayısını bir sınır olarak belirtmiştir ve bu nihayi sınırıdır. O zaman, iki yüz sayısında olduğu gibi, nisabın değişikliği ile cevap vermek gerekli olur.
Birinci görüşün delili ise, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in:
“Sayısı artacak olursa her yüzde bir koyun vermek gerekir.” buyruğudur.
Bu da göstermektedir ki koyunların sayısı yüzün altında olursa, bir şey vermek gerekmez.