"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Cenaze işini çabuk işleme koymak, takip etmek ve taşımak

Cenazenin hızlı bir şekilde yerine getirilmesinin müstehap olduğu hususunda, imamlar arasında -Allah kendilerine rahmet etsin- bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu konuda açık nas da gelmiştir ki, o da Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şu kavlidir: “Cenazeyi hızlı şekilde naklediniz. Eğer bu ölü salih (iyi) bir kişi ise bu bir hayırdır. Onu (bir an evvel kabirdeki) hayır ve sevabına ulaştırmış olursunuz. Eğer bu cenaze iyi bir kişi değilse bu da bir şerdir. Bir an önce o şerri omuzlarınızdan atmış bulunursunuz.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir.

Cenazeyi takip etmek sünnettir. el-Berâ der ki: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), cenazeleri takip etmemizi bize emretti.” Bu takip işi üç kısımdır:

Sadece cenaze namazını kılar ve geri döner.
Cenaze ile birlikte kabristana kadar gider, sonra defnedilene değin orada bekler. Bu hususta Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Kim bir cenaze namazı kılacak olursa, onun için bir kırat (sevap) vardır. Eğer defninde de hazır bulunursa iki kırat olur.” İki kırat nedir, diye sorulunca, şöyle cevap vermiştir: “Bir kırat, Uhud (dağı) kadardır.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir.
Cenazeden sonra da orada kalması ve ölü için istiğfarda bulunup, Yüce Allah’tan sebat vermesi için dua etmesidir. Nitekim bu hususta gelen rivayete göre; “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ölüyü defnettikten sonra kabrin başında biraz durup şöyle buyurdu: ‘Kardeşiniz için istiğfarda bulunun ve onun için sebat dileyin. Çünkü o, şu an hesaba çekilmektedir.'”
İlim adamlarının çoğu ise yürüyen kimseler hakkında en faziletli olanın, cenazenin önünde yürümek olduğunu ifade etmişlerdir. Çünkü İbn Ömer’in rivayetine göre; o şöyle der: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i, Ebubekir’i ve Ömer’i gördüm, hepsi de cenazenin önünde yürüyorlardı.”

Şayet kişi binitli ise bu durumda sünnet olan cenazenin arkasından gelmektir. el-Hattâbî şöyle demiştir: Cenazenin arkasından gelme konusunda ihtilaf edilmiştir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Binitli, cenazenin arkasında yürür, yaya ise cenazenin önünden ve arkasından, ona yakın olarak sağından veya solundan yürüyebilir. Düşük kimsenin üzerine ise namaz kılınır.”

Kadınların ise cenazenin peşinden gelmeleri mekruhtur. Çünkü Ümmü Atıyye der ki: “Biz cenazeleri takip etmekten menedildik, bize mecbur kılınmadı.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir.

Bir cenaze geçtiği zaman onun için ayağa kalkmak müstehap değildir. Çünkü Hz. Ali şöyle demiştir: “(Cenaze geçtiği vakit) Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ayağa kalktı sonra oturdu.”

Ayağa kalkmanın müstehap olduğu da söylenmiştir. Çünkü Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir cenaze gördüğünüz zaman, cenaze sizi geride bırakana ya da cenaze (omuzlardan yere veya kabre) konuluncaya kadar ayağa kalkınız.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir. el-Muvaffak der ki: Açıklamasını yaptığımız üzere, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in her iki durumdan en son olarak yaptığı uygulaması, cenaze için ayağa kalkmayı terk ettiğidir. Dolayısıyla Onun son uygulamasını almak daha evladır.

Cenazeyi takip edene müstehap olan, cenaze kabre konuluncaya değin oturmamasıdır. Çünkü bu noktada gelen Ebû Saîd hadisi şöyle der: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: ‘Cenazeyi takip ettiğiniz zaman o (kabre) konulmadığı sürece oturmayınız.'”

İmam Şafiî ise bunun, Hz. Ali hadisiyle neshedildiği görüşünü savunmuştur. Bu ise doğru değildir. Çünkü bu, sadece bir ihtimaldir. Hz. Ali’nin hadisinin lafzında, umum ifade eden bir şey yoktur. Öyleyse her iki durumda da umum ifade etmiş olmaktadır ve birisini diğeriyle neshetmek caiz değildir. Zira Hz. Ali’nin: “(Cenaze geçtiği vakit) Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ayağa kalktı sonra oturdu.” sözü, ayağa kalkma eyleminin başlangıcına delalet etmektedir, burada ise sadece buna devam etme anlaşılmaktadır.

Durum böyle olunca, İmam Ahmed’den gelen iki rivayetten en açık olanına göre; hadiste geçen “yere konulması”ndan kasıt, erkeklerin cenazeyi omuzlarından yere koymaları halidir. Bu, Nehâî, Şa’bî, Evzâî ve İshak’ın görüşüdür.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/olu-kadinin-sac-orgusu/,https://kutsalayet.de/olunun-cenazesini-kildirmaya-en-cok-ehil-olan/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız