el-Muvaffak der ki: İstiska namazının iki rekat olacağı noktasında ihtilaf eden kimse bilmiyoruz. İhtilaf, sadece bu namazın sıfatı hakkında gelmiştir. Şöyle ki; her iki rekatta da -bayram tekbirlerinde olduğu gibi- ilk rekatında yedi kere tekbir alınacağı, ikinci rekatta ise beş kere tekbir alınacağı rivayet edilmiştir. Bu, Davud ve İmam Şafii’nin kabul ettiği görüştür. Çünkü bu minvalde İbn Abbas hadisinde şöyle geçer: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem), bayram namazında kıldığı gibi, iki rekat olarak (istiska) namazını kıldı.”
İkinci görüşe göre ise; bu namazı nafile namaz şeklinde iki rekat olarak kılar. Bu, Maliki, Evzai, Ebu Sevr ve İshak’ın mezhebidir. Çünkü bu hususta gelen Abdullah b. Zeyd hadisi şu yönde gelmiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), istiska namazını iki rekat olarak kıldı ve ridasını ters çevirdi.” Buhari ve Müslim’in ittifak etmiştir. Burada ise tekbir almayı zikretmemiştir, zira zahiren tekbir almadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla nasıl yaparsa yapsın bu, caiz ve güzel olmuş olur.
Ebu Hanife ise şöyle demiştir: İstiska namazı ve bu sebeple (araziye) çıkmak sünnet değildir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), Cuma günü istiska duası yapmış, istiska namazı ise kılmamıştır. Bunun yanında Hz. Ömer de (Peygamberimizin amcası olan) Hz. Abbas ile yağmur istemiş, namaz ise kılmamıştır. Bunda (garipsenecek) bir şey yoktur. Çünkü Abdullah b. Zeyd, İbn Abbas ve Ebu Hureyre’den sabit olduğu üzere; Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) çıkıp istiska namazı kılmıştır. Onların zikrettikleri şey, bunların rivayet ettiklerine çelişki oluşturmamaktadır. Çünkü namazın dışında da dua etmek caizdir. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ameli ve zikrettiği, bizim zikretmiş olduğumuz amele de mani değildir. Bilakis Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), her ikisi ile de amel etmiştir.
İbn Munzir der ki: Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in istiska namazı kıldığı ve hutbe okuduğu sabit olmuştur. Bunu, Ebu Hanife dışında ilim adamlarının geneli kabul etmiştir. Ebu Yusuf ve Muhammed b. el-Hasen ise (hocaları olan) Ebu Hanife’ye bu konuda muhalefet etmiş ve diğer alimlere katılmışlardır. Sünnet ise hiçbir görüşe ihtiyaç bırakmayacak (aşikar bir) şekilde gelmiştir.
Kıraati sesli olarak okumak sünnettir. Çünkü bu minvalde gelen Abdullah b. Zeyd hadisinde: “(Hz. Peygamber) iki rekat olarak kıldı ve iki rekatında da kıraati cehri olarak okudu.” şeklinde gelmiştir. Hadis hakkında Buhari ve Müslim’in ittifak etmiştir.
İstiska namazı için ezan ve kamet okumak sünnet değildir. el-Muvaffak: Bu konuda bir ihtilaf bilmiyoruz, demiştir.
İstiska namazı için belirli bir vakit yoktur. Sadece yasak olan vakitler içerisinde kılınmaz, bunda ihtilaf yoktur. Çünkü bu namazın vakti geniş olduğundan dolayı, yasak vakitler içerisinde icra edilmesine hacet yoktur. Evla olan bu namazı bayram vaktinde kılmaktır. Çünkü Hz. Aişe hadisinde şöyle gelmiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) güneşin hacibi belirdiği vakit (namazgaha) çıktı.”