İstiska (yağmur isteme) namazı, müekked bir sünnettir, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve halifelerinin -Allah kendilerinden razı olsun- sünnetiyle sabittir. Yer kurur ve kuraklaşacak olur, suyunu da çekmiş olursa bu durumda sünnet olan yağmur istemek için istiska namazını kılmaya başvurmaktır. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den nakledildiği üzere; “O (sallallahu aleyhi ve sellem); mütebezzil ve mütevazi bir vaziyette, tezarru içinde musallaya kadar geldi… Bayram namazında kıldığı gibi, iki rekat olarak (istiska) namazını kıldı.”
Hadiste geçen “mütebezzil” ifadesi; süslü elbisesiyle değil de eski elbisesiyle gelmiş, demektir. Bunun yanında koku da sürünmemiştir; çünkü koku sürünmek, süslenmenin kemal noktasıdır. Zira o gün, tevazunun ve zelil olmanın yaşanacağı bir gündür.
Bütün insanların o gün (yağmur isteme namazı) için çıkmaları müstehap görülmüştür. Dini bütün, salih ve afif kimselerin çıkması ve özellikle de yaşlı (dindar) kimselerin çıkarılması daha müstehap sayılmıştır. Çünkü onların duasına hemen icabet olabilir.
Kadınlara gelince, içerisindeki yaşlıların ve dikkat çekmeyenlerin çıkmalarında bir sakınca yoktur. Ama genç kadınlarla, dikkat çekenlerin çıkması müstehap değildir. Çünkü bu durumdaki bayanların çıkmalarında söz konusu olacak zarar, faydasından daha çoktur.
İmama şayet (yağmur duası yapması için) ısrar ettiriliyorsa, bu durumda onun, insanları bir gün bir araya getirmesi ve onlara günahlardan dolayı tevbe etmelerini emretmesi müstehap görülmüştür. Bunun yanında imamın bugün için, mazlumları, oruçluları, sadaka erbabını ve tartışmalardan uzak duran kimseleri de yanında çıkarması müstehaptır. Çünkü onların dualarına icabet daha fazladır.